1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 – 15 – 16 – 17 – 18 – 19 – 20 – 21 – 22 – 23 – 24 – 25 – 26 – 27 – 28 – 29 – 30 – 31 – 32 – 33 – 34 – 35 – 36 – 37 – 38 – 39 – 40 – 41 – 42 – 43 – 44 – 45 – 46 – 47 – 48 – 49 – 50 – 51 – 52 – 53 – 54 – 55 – 56 – 57 – 58 – 59 – 60 – 61 – 62 – 63 – 64 – 65 – 66 – 67 – 68 – 69 – 70 – 71 – 72 – 73 – 74 – 75 – 76 – 77 – 78 – 79 – 80 – 81 – 82 – 83 – 84 – 85 – 86 – 87 – 88 – 89 – 90 – 91 – 92 – 93 – 94 – 95 – 96 – 97 – 98 – 99 – 100 – 101 – 102 – 103 – 104 – 105 – 106 – 107 – 108 – 109 – 110 – 111 – 112 – 113 – 114 – 115 – 116 – 117 – 118 – 119 – 120 – 121 – 122 – 123 – 124 – 125 – 126 – 127 – 128 – 129 – 130 – 131 – 132 – 133 – 134 – 135 – 137 – 136 – 138 – 139 – 140 – 141 – 142 – 143 – 144 – 145 – 146 – 147 – 148 – 149 – 150 – 151 – 152 – 153 – 154 – 155 – 156 – 157 – 158 – 159 – 160 – 161 – 162 – 163 – 164 – 165
En‘âm Suresi, Kur’an’ın 6. suresi olup büyük ölçüde Mekke döneminde indirilmiştir ve 165 ayetten oluşur. Adını, 136-144. ayetlerde geçen ve “davarlar, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar” anlamına gelen “en‘âm” kelimesinden alır. Sure, Kur’an’ın en kapsamlı tevhid surelerinden biri olup Allah’ın birliği, peygamberlik, ahiret, müşriklerin inançları ve Allah’ın kudret delilleri üzerinde yoğunlaşır.
Surenin başlangıcında gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a hamd edilerek O’nun mutlak yaratıcı olduğu vurgulanır. Buna rağmen insanların Allah’a ortaklar koşmaları eleştirilir. Sure boyunca tevhid inancı merkeze alınır ve Allah’ın eşi, benzeri veya ortağı bulunmadığı çeşitli delillerle açıklanır.
En‘âm Suresi’nde müşriklerin putperest inançları ve hurafeleri ayrıntılı biçimde ele alınır. Allah’ın yaratmış olduğu bazı hayvanları ve ürünleri keyfî şekilde haram saymaları, bunları Allah’a nispet etmeleri ve din adına hükümler uydurmaları eleştirilir. İnsanların helal ve haram belirleme yetkisinin yalnızca Allah’a ait olduğu vurgulanır.
Surede İbrahim’in tevhid arayışına da yer verilir. İbrahim’in yıldız, ay ve güneşi gözlemleyerek bunların ilah olamayacağını anlaması ve sonunda yüzünü gökleri ve yeri yaratana çevirmesi anlatılır. Bu kıssa, tevhidin aklî temellerini ortaya koyan önemli bölümlerden biridir.
En‘âm Suresi’nde birçok peygamberin adı zikredilir. Nuh, İbrahim, İshak, Yakub, Davud, Süleyman, Musa, Harun, Zekeriyya, Yahya, İsa, İlyas, İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut gibi peygamberlerin Allah tarafından doğru yola iletildiği belirtilir. Böylece bütün peygamberlerin aynı tevhid mesajını getirdiği vurgulanır.
Surede ahiret inancı da geniş yer tutar. İnsanların ölümden sonra diriltileceği, Allah’ın huzurunda toplanacağı ve yaptıkları her işten hesaba çekileceği bildirilir. Dünya hayatının geçici olduğu, asıl yurdun ahiret olduğu sık sık hatırlatılır.
En‘âm Suresi’nin önemli bölümlerinden biri de ahlaki ve dinî esasların topluca sıralandığı ayetlerdir. Allah’a ortak koşmamak, anne-babaya iyilik yapmak, çocukları öldürmemek, fuhşiyattan uzak durmak, haksız yere cana kıymamak, yetim malına yaklaşmamak, ölçü ve tartıda adaletli olmak ve doğru sözlü davranmak gibi temel ilkeler açıklanır.
Sure, Allah’ın insanları yeryüzünde halifeler kıldığı, onları sahip oldukları nimetlerle imtihan ettiği ve herkesin yaptıklarının karşılığını göreceği hatırlatılarak sona erer.
Genel olarak En‘âm Suresi, Allah’ın birliğini en güçlü delillerle savunan, şirk ve hurafeleri reddeden, peygamberlerin ortak mesajını açıklayan, ahiret sorumluluğunu hatırlatan ve temel ahlaki ilkeleri ortaya koyan, Kur’an’ın en kapsamlı ve en önemli tevhid surelerinden biridir.