"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Enam 90

İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy. De ki: Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. O, âlemler için ancak bir öğüttür.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ulaikellezine hedallahu (iste onlar Allah’in hidayet ettigi kimselerdir) fe bihudahumuktedih (sen de onlarin hidayetine uy) kul la eselukum aleyhi ecran (de ki ben buna karsi sizden bir ucret istemiyorum) in huve illa zikra lil alemin (o ancak alemler icin bir oguttur)

Mukatil Tefsiri
Sonra on sekiz peygamberi zikrederek şöyle buyurdu: İşte onlar, Allah’ın kendi dinine ilettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy; yani Peygambere, onların sünnetine uy, denilmektedir. De ki: Ben buna, yani Kur’an’a iman etmeniz karşılığında sizden bir ücret, yani bir karşılık istemiyorum. O, yani Kur’an, âlemler için ancak bir öğüttür, yani bir hatırlatmadır.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın İşte onlar sözüyle kastettiği, ayetlerimizi korumakla görevlendirdiğimiz ve onları inkâr etmeyen bu kimselerdir. Onlar Allah’ın hak dinine ilettiği, kitabının ayetlerinden kendilerine korumaları için emanet edilenleri korumaya, onun sınırlarını yerine getirmeye, helal ve haramına uymaya, onda bulunan Allah’ın emirleriyle amel etmeye ve yasakladığı şeylerden sakınmaya muvaffak kıldığı kimselerdir.

Sen de onların hidayetine uy sözüyle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed! Onların yaptıkları amele, tuttukları yola, kendilerini ilettiğimiz hidayete ve muvaffak kıldığımız şeye uy; yani onunla amel et, onu benimse ve o yolu tut. Çünkü bu, Allah’ın razı olduğu bir amel ve onu tutan kimsenin doğru yolu bulduğu bir yoldur.

Bu tevil, Biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir (En‘âm 89) sözünde, bu topluluğun önceki ayetlerde adları zikredilen peygamberler olduğunu söyleyenlerin görüşüne göredir. Biz de bu ayetin tevilinde bu görüşü tercih etmiştik.

Bu topluluğun Medine halkı veya melekler olduğunu söyleyenlerin tevillerine göre ise, Eğer bunlar onu inkâr ederlerse, biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir (En‘âm 89) sözü iki söz arasına girmiş bir ara cümledir. Daha sonra İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy sözü, İşte onlar kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir (En‘âm 89) sözüne bağlanır.

Bunu söyleyenlerin zikri şöyledir: Kāsım bize rivayet etti, dedi ki: Hüseyin bize rivayet etti, dedi ki: Haccâc bana İbn Cüreyc’den Biz ona İshak’ı ve Yakub’u bağışladık (En‘âm 84) sözünden İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy sözüne kadar rivayet etti ve bunun Ey Muhammed, anlamında olduğunu söyledi.

Yûnus bana rivayet etti, dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir sözü hakkında şöyle dedi: Ey Muhammed! Sen onların hidayetine uy; bunlara uyma.

Muhammed b. Hüseyin bana rivayet etti, dedi ki: Ahmed b. Mufaddal bana rivayet etti, dedi ki: Esbât bize Süddî’den rivayet etti. Süddî şöyle dedi: Sonra söz yeniden Peygambere döndü ve İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy, buyuruldu.

Ali b. Dâvud bize rivayet etti, dedi ki: Abdullah b. Sâlih bize rivayet etti, dedi ki: Muâviye b. Sâlih bana Ali b. Ebî Talha’dan, o da İbn Abbas’tan rivayet etti. İbn Abbas şöyle dedi: Sonra Allah bu ayetlerde adlarını zikrettiği peygamberler hakkında, Sen de onların hidayetine uy, buyurdu.

Arap dilinde bir kimseye “iktidâ etmek”, onun izini takip etmek ve yolunu benimsemek anlamına gelir. Falanca, filancanın yolunu tuttu ve onun izinden gitti denildiğinde, onun yöneldiği yöne yöneldiği ve izini takip ettiği kastedilir.

De ki: Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. O, âlemler için ancak bir öğüttür sözünün teviline gelince, Yüce Allah Peygamberi Muhammed’e şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed! Sana ayetlerimle kendilerini uyarmanı emrettiğim, kazandıkları sebebiyle bir nefsin helake teslim edilmesinden sakındırdığım kavminden müşriklere de ki: Sizi uyarmama, sizi çağırdığım hidayete ve size getirdiğim Kur’an’a karşılık sizden bir bedel istemiyorum ve bunun için sizden bir ücret almıyorum.

Bu, benim tarafımdan sizin için ve sizin gibi bâtıl üzerinde bulunan herkes için, Allah’ın azabının size gelmesinden ve O’na ortak koşmanız ve O’nu inkâr etmeniz sebebiyle gazabının üzerinize inmesinden sakındıran bir hatırlatmadan başka bir şey değildir. Bu, şiddetli bir azap gelmeden önce hepinize yapılmış bir uyarıdır ki düşünüp öğüt alasınız ve vazgeçesiniz.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/enam-89/,https://kutsalayet.de/enam-91/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız