"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Enam 89

İşte bunlar, kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse, biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ulaikellezine ateynahumul kitabe vel hukme ven nubuvveh (iste onlar kendilerine kitap hukum ve peygamberlik verdigimiz kimselerdir) fe in yekfur biha haulai (eger bunlar onu inkar ederse) fe kad vekkelna biha kavmen (biz onu baska bir topluluga emanet etmisizdir) leysu biha bi kafirin (onlar onu inkar etmezler)

Mukatil Tefsiri
Sonra peygamberlere verdiği şeyleri zikrederek şöyle buyurdu: İşte onlar, kendilerine kitap verdiğimiz kimselerdir; yani onlara İbrahim’in kitabını, Tevrat’ı, Zebur’u ve İncil’i verdik. Onlara hükmü, yani ilmi ve anlayışı, bir de peygamberliği verdik. Eğer Mekke halkından bunlar, Allah’ın peygamberlere verdiği kitapları inkâr ederlerse, biz bu kitaplara onları inkâr etmeyen bir topluluğu vekil kılmışızdır; bununla Medine halkından Ensar kastedilmektedir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın İşte bunlar sözüyle kastettiği, adlarını zikrettiğimiz peygamberleri ve elçileri, yani Nuh’u ve onun soyundan olup İslam dinine ilettiği ve yaratıklarına elçi olarak seçtiği kimselerdir. Bunlar, kendilerine kitap verdiğimiz kimselerdir. Buradaki kitap ile İbrahim’in ve Musa’nın sahifeleri, Davud’un Zebur’u ve İsa’nın İncil’i kastedilmektedir.

Hüküm sözü ise, kitabı anlama ve onda bulunan hükümleri bilme demektir. Mücâhid’den bu hususta şu rivayet edilmiştir: Müsennâ bana rivayet etti, dedi ki: Müslim b. İbrahim bize rivayet etti, dedi ki: Ebân bize rivayet etti, dedi ki: Mâlik b. Şeddâd bize Mücâhid’den Hüküm ve peygamberlik sözü hakkında rivayet etti. Mücâhid: Hüküm, akıldır, dedi. Mücâhid bununla, Allah dilerse, bizim söylediğimiz şeyi kastetmiştir. Çünkü “lübb” akıl demektir. Buna göre onun kastı, Allah’ın onlara kitapla birlikte akıl vermesi, yani bizim söylediğimiz şekilde kitabı anlamalarını sağlamasıdır. Peygamberlik ve hükmün anlamını daha önce delilleriyle açıkladığımız için burada tekrar etmiyoruz.

Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse, biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir sözüne gelince, Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed! Sana indirdiğim kitabımın ayetlerini, Rablerine ortak koşan bu müşrikler inkâr edip reddederlerse… Ali b. Dâvud bana rivayet etti, dedi ki: Ebû Sâlih bize rivayet etti, dedi ki: Muâviye b. Sâlih bana Ali b. Ebî Talha’dan, o da İbn Abbas’tan Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse sözü hakkında rivayet etti; İbn Abbas: Yani Kur’an’ı inkâr ederlerse, dedi.

Tefsir ehli burada “bunlar” ile kimlerin kastedildiği hususunda ihtilaf etmiştir. Bazıları bununla Kureyş kâfirlerinin, Biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir sözüyle de Ensar’ın kastedildiğini söylemiştir. Bunu söyleyenlerin zikri şöyledir: Muhammed b. Beşşâr bize rivayet etti, dedi ki: Süleyman bize rivayet etti, dedi ki: Ebû Hilâl bize Katâde’den Yüce Allah’ın Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse sözü hakkında rivayet etti. Katâde: Mekke halkı; biz onu Medine halkına emanet ettik, dedi.

İbn Vekî‘ bize rivayet etti, dedi ki: Abde b. Süleyman bize Cüveybir’den, o da Dahhâk’tan Biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir sözü hakkında rivayet etti; Dahhâk: Ensar, dedi.

Müsennâ bana rivayet etti, dedi ki: İshak bize rivayet etti, dedi ki: Abdurrahman b. Mağrâ bize Cüveybir’den, o da Dahhâk’tan rivayet etti. Dahhâk şöyle dedi: Eğer Mekke halkı onu inkâr ederse, biz onu Medine halkından olan ve onu inkâr etmeyen Ensar’a emanet etmişizdir.

Muhammed b. Hüseyin bize rivayet etti, dedi ki: Ahmed b. Mufaddal bize rivayet etti, dedi ki: Esbât bize Süddî’den Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse sözü hakkında rivayet etti. Süddî: Kureyş onu inkâr ederse, biz onu Ensar’a emanet etmişizdir, dedi.

Kāsım bize rivayet etti, dedi ki: Hüseyin bize rivayet etti, dedi ki: Haccâc bana İbn Cüreyc’den rivayet etti. İbn Cüreyc, Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse sözü hakkında: Mekke halkı; Biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir sözü hakkında da: Medine halkı, dedi.

Muhammed b. Sa‘d bana rivayet etti, dedi ki: Babam bana rivayet etti, dedi ki: Amcam bana rivayet etti, dedi ki: Babam bana kendi babasından, o da İbn Abbas’tan Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse, biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir sözü hakkında rivayet etti. İbn Abbas şöyle dedi: Allah’ın Elçisi kendilerine gelmeden önce Medine halkı yurdu ve imanı hazırlamıştı. Allah ayetlerini indirdiğinde Mekke halkı bunları inkâr etti. Bunun üzerine Yüce Allah, Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse, biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir, buyurdu.

Atıyye dedi ki: Ben bunu İbn Abbas’tan işitmedim; fakat başkasından işittim.

Müsennâ bana rivayet etti, dedi ki: Ebû Sâlih bize rivayet etti, dedi ki: Muâviye bana Ali’den, o da İbn Abbas’tan Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse sözü hakkında rivayet etti. İbn Abbas: Mekke halkını kastediyor. Yani Kur’an’ı inkâr ederlerse, Biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir; bununla Medine halkını ve Ensar’ı kastediyor, dedi.

Başkaları ise bunun anlamının, Eğer Mekke halkı onu inkâr ederse, biz onu meleklere emanet etmişizdir, olduğunu söylemiştir. Bunu söyleyenlerin zikri şöyledir: İbn Vekî‘ bize rivayet etti, dedi ki: Ebû Üsâme bize Avf’tan, o da Ebû Recâ’dan Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse, biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir sözü hakkında rivayet etti; Ebû Recâ: Onlar meleklerdir, dedi.

İbn Beşşâr bize rivayet etti, dedi ki: Muhammed b. Ca‘fer, İbn Ebî Adî ve Abdülvehhâb bize Avf’tan, o da Ebû Recâ’dan bunun benzerini rivayet ettiler.

Başkaları ise Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse sözüyle Kureyş’in, Biz onu bir topluluğa emanet ettik sözüyle de bu ayetten önceki ayetlerde adları zikredilen peygamberlerin kastedildiğini söylemiştir. Bunu söyleyenlerin zikri şöyledir: Bişr b. Muâz bize rivayet etti, dedi ki: Yezîd b. Zürey‘ bize rivayet etti, dedi ki: Saîd bize Katâde’den Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse sözü hakkında rivayet etti. Katâde: Mekke halkını kastediyor. Biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir sözü ise, Allah’ın ardından İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir; sen de onların hidayetine uy (En‘âm 90) dediği on sekiz peygamberdir, dedi.

Muhammed b. Abdüla‘lâ bize rivayet etti, dedi ki: Muhammed b. Sevr bize Ma‘mer’den, o da Katâde’den Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse sözü hakkında rivayet etti. Katâde: Muhammed’in kavmini kastediyor, dedi. Ardından Biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir, buyurdu. Bununla bu ayetten önce kıssalarını anlattığı peygamberleri kastetti. Sonra İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir; sen de onların hidayetine uy (En‘âm 90), buyurdu.

Bu görüşler içinde bana göre doğruya en yakın olan, Eğer bunlar ona karşı inkâr ederlerse sözüyle Kureyş kâfirlerinin; Biz onu inkâr etmeyen bir topluluğu onunla görevlendirmişizdir sözüyle ise Yüce Allah’ın bu ayetten önceki ayetlerde adlarını zikrettiği on sekiz peygamberin kastedildiğini söyleyenlerin görüşüdür. Çünkü önceki ayetlerde haber onlar hakkındaydı, sonraki ayette de yine onlar zikredilmektedir. Dolayısıyla bu iki kısmın arasında bulunan bu sözün de onlar hakkında olması, başkaları hakkında olmasından daha uygun ve daha doğrudur.

Buna göre sözün tevili şöyledir: Ey Muhammed! Kureyş’ten olan kavmin ayetlerimizi inkâr eder, onları yalanlar ve hakikatlerini reddederse, biz onları senden önce gelen, onların hakikatlerini inkâr etmeyen ve onları yalanlamayan, aksine onları tasdik eden ve doğruluklarına iman eden elçilerimize ve peygamberlerimize korumaları ve gereğini yerine getirmeleri için emanet etmişizdir.

Bazıları ise Biz onu bir topluluğa emanet ettik sözünün anlamının, Biz onu bir topluluğa rızık olarak verdik, olduğunu söylemiştir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/enam-88/,https://kutsalayet.de/enam-90/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız