De ki: Ey kavmim! Bulunduğunuz hâl üzere çalışın; ben de çalışıyorum. Yurdun sonucunun kimin lehine olacağını yakında bileceksiniz. Şüphesiz zalimler kurtuluşa ermezler.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Kul ya kavmi’melu ala mekanetikum inni amil (de ki ey kavmim gücünüz yettiğince yapın ben de yapıyorum) fe sevfe talemun (yakında bileceksiniz) men tekunu lehu akıbetud dar (yurdun sonunun kime ait olacağını) innehu la yuflihuz zalimun (şüphesiz zalimler kurtuluşa ermez)
Mukatil Tefsiri
De ki: Ey kavmim! Bulunduğunuz hâl üzere çalışın, yani kendi yolunuz ve tuttuğunuz tarz üzere devam edin; bununla Mekke kâfirlerini kastetmektedir. Ben de Rabbimin bana emrettiği yol üzere çalışıyorum. Yurdun güzel sonucunun, yani cennetin kimin olacağını, bizim mi yoksa sizin mi olduğunu yakında bileceksiniz. Sonra Allah Peygamber’e, şüphesiz zalimler kurtuluşa ermezler buyurdu; yani ahirette saadete ulaşmazlar; bununla müşrikleri kastetmektedir. Bunun benzeri Kasas suresindedir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah, Peygamberi Muhammed’e şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed, Allah’la beraber başka bir ilah edinen Kureyş kavmine de ki: Bulunduğunuz hâl üzere çalışın; yani kendi tarafınızda ve kendi yolunuz üzere çalışın. Nitekim bana Ali b. Dâvûd rivayet etti, dedi ki: Bize Abdullah b. Sâlih rivayet etti, dedi ki: Bana Muâviye b. Sâlih, Ali b. Ebî Talha’dan, o da İbn Abbas’tan, Ey kavmim! Bulunduğunuz hâl üzere çalışın sözü hakkında rivayet etti; İbn Abbas, kendi tarafınız üzere, demektir, dedi. Bu anlamda, falan kendi bulunduğu durum üzere çalışıyor, denilir. Kûfe kıraat âlimlerinden bazıları bunu çoğul şekliyle okumuştur. Şehirlerin kıraat âlimlerinin genelinin okuyuşu ise tekil şekildedir. Ben de çalışıyorum; Yüce Allah Peygamberine şöyle buyurmaktadır: Onlara de ki, siz yapmakta olduğunuz şeyi yapın, ben de Rabbimin bana emrettiği şeyi yapıyorum. Yakında bileceksiniz; yani Allah’ın azabı üzerinize indiğinde, amelinde hangimizin hak üzere olduğunu ve doğru yola hangimizin isabet ettiğini, benim mi yoksa sizin mi olduğunu yakında bileceksiniz. Yüce Allah’ın Peygamberine, kavmine Ey kavmim! Bulunduğunuz hâl üzere çalışın demesini emretmesi, onların Allah’a isyan olarak diledikleri şeyi yapmakta serbest bırakılmaları değil, onları tehdit etmesi ve uyarması için verilen bir emirdir. Yurdun sonucunun kimin lehine olacağını, şüphesiz zalimlerin kurtuluşa ermediğini bildiren sözün tefsirine gelince, Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Allah’ı inkâr edenler, azabı gözlerinizle gördüğünüz zaman, yurdun sonucunun bizden mi sizden mi kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz; yani dünyasından sonra, dünyada önceden yaptığı iyi veya kötü ameller sebebiyle kendisi için dünyasından daha hayırlı yahut daha kötü bir sonuca kimin ulaşacağını göreceksiniz. Sonra Yüce Allah yeni bir haber olarak şöyle buyurmaktadır: Şüphesiz zalimler kurtuluşa ermezler; yani dünyada Allah’ın kendisine emrettiği amelin aksini yapan kimse Allah katındaki arzusuna ulaşamaz ve kurtuluşa eremez. Buradaki zalimin zulmünün anlamı budur. Yurdun sonucunun kimin lehine olacağını ifadesindeki kim kelimesinin i‘rab bakımından iki yönü vardır: Birincisi mübteda olarak merfu olması, ikincisi ise bileceksiniz fiilinin onun üzerinde amel ettirilmesiyle mansub olmasıdır. Merfu okunması daha güzeldir; çünkü anlam, hangimizin yurdun sonucuna sahip olacağını yakında bileceksiniz şeklindedir. Bu sebeple cümleyi mübteda olarak kurmak, fiilin onu doğrudan meful yapmasından daha doğru ve daha fasih bir kullanımdır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…