"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Enam 39

Ayetlerimizi yalanlayanlar sağırdırlar, dilsizdirler; karanlıklar içindedirler. Allah kimi dilerse onu saptırır, kimi de dilerse dosdoğru bir yol üzerine koyar.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Vellezine kezzebu (ayetlerimizi yalanlayanlar ise) bi ayatina (ayetlerimizi) summun ve bukmun (sağır ve dilsizdirler) fiz zulumat (karanlıklar içindedirler) men yeşeillahu yudlilhu (Allah kimi dilerse saptırır) ve men yeşe yec’alhu (kimi de dilerse onu kılar) ala sıratın mustekim (dosdoğru yol üzere)

Mukatil Tefsiri
Ayetlerimizi yalanlayanlar sözüyle Kur’an’ı yalanlayanlar kastedilmektedir. Onlar sağırdırlar; yani hidayeti işitmezler. Dilsizdirler; yani hidayeti dile getirmezler. Karanlıklar içindedirler; yani şirk içindedirler. Allah kimi dilerse onu hidayetten saptırır. Bu ayet Abdüddâroğulları b. Kusay hakkında indirilmiştir. Kimi de dilerse onu dosdoğru bir yol üzerine koyar; yani İslâm dini üzerinde sabit kılar. Bunlardan Ali b. Ebî Tâlib, Abbâs, Hamza ve Ca‘fer zikredilmiştir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah’ın hüccetlerini, alametlerini ve delillerini yalanlayanlar, hakkı işitmeye karşı sağır, onu söylemeye karşı dilsizdirler. Karanlıklar içindedirler; yani küfür karanlığı içinde şaşkın bir halde bulunmaktadırlar. Yani o kimse küfrün karanlıklarına saplanıp kalmıştır; Allah’ın ayetlerini görüp onlardan ibret almaz ve kendisini yaratıp var eden, işlerini düzenleyen, yaratılışını sağlam ve ölçülü kılan, kendisine güç veren ve bedeninin araçlarını sağlıklı hale getiren Allah’ın onu boş yere yaratmadığını, başıboş bırakmadığını ve kendisine verdiği bu imkânları O’na isyan edip O’nu öfkelendiren şeylerde değil, O’na itaat etmek ve O’nu razı edecek işlerde kullanması için verdiğini anlamaz. Böylece küfrün karanlıkları içindeki şaşkınlığı ve bu karanlıkların derinliklerinde bocalayıp durması sebebiyle, Allah’ın kendisi hakkında Ana Kitap’ta yazmış olduğu şeyden ve diğer ümmetlerle birlikte O’nun huzurunda toplandığı gün kendisine ne yapacağından habersizdir. Ardından Yüce Allah, yaratılmışlarından dilediğini imandan küfre saptıranın kendisi olduğunu, hidayete ermesini istediği kimseyi ise dosdoğru yola ilettiğini haber vermektedir. Allah böyle bir kimseyi lütfu ve ihsanıyla kendisine iman etmeye, kendisini, elçilerini ve peygamberlerinin getirdiklerini inkâr etmeyi terk etmeye muvaffak kılar. Yaratılmışlarından hiç kimse Ana Kitap’ta kendisi için saadet önceden yazılmış olmadıkça hidayete ermez; yine hiç kimse orada kendisi için şekavet önceden yazılmış olmadıkça sapmaz. Hayrın tamamı O’nun elindedir, bütün lütuf O’na aittir; yaratmak da emretmek de O’nundur. Katâde de bu konuda bizim söylediğimize benzer bir açıklamada bulunmuştur. Bişr bize rivayet etti, dedi ki: Yezîd bize rivayet etti, dedi ki: Saîd bize Katâde’den Sağırdırlar ve dilsizdirler sözü hakkında rivayet etti; Katâde şöyle dedi: Bu, kâfirin misalidir; o sağır ve dilsizdir, hidayeti görmez ve ondan faydalanmaz. Hakka karşı sağırdır; karanlıklar içindedir ve oradan çıkmaya güç yetiremez, onların içinde şaşkın şaşkın dolaşıp durur.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/enam-38/,https://kutsalayet.de/enam-40/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız