De ki: Söyleyin bana, eğer size Allah’ın azabı gelir veya kıyamet gelip çatarsa, doğru söylüyorsanız Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Kul (de ki) eraeytekum (söyleyin bana) in etakum azabullahi (Allah’ın azabı size gelirse) ev etetkumu s saatu (yahut kıyamet size gelirse) e gayrallahi ted’un (Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız) in kuntum sadikin (eğer doğru sözlüyseniz)
Mukatil Tefsiri
Sonra Allah onları korkutarak Peygamber’e şöyle buyurmaktadır: De ki: Söyleyin bana, sizden önce gelip geçen ümmetlere geldiği gibi dünyada size Allah’ın azabı gelirse yahut kıyamet koparsa, sonra söz yeniden dünya azabına dönerek şöyle devam eder: Allah’ın dışında ilahlarınızdan herhangi birine, dünyadaki azabı üzerinizden kaldırması için mi yalvarırsınız? Eğer Allah ile beraber başka ilahlar bulunduğu iddianızda doğru söylüyorsanız bunu yaparsınız.
Taberi Tefsiri
Arap dili âlimleri söyleyin bana anlamındaki ifadenin yapısı hakkında ihtilaf etmişlerdir. Basralı nahiv âlimlerinden bazıları, fiilden sonra gelen hitap zamirinin yalnızca muhatabı belirtmek için getirildiğini, fiilin sonundaki asıl şahıs unsurunun ise tekil biçimde bırakıldığını söylemiştir. Bu kullanımı, Arapların bir kimseye hitap ederken ayrıca hitap zamiri ekledikleri benzer yapılara kıyas etmişlerdir. Onlara göre bu zamirin cümlede müstakil bir i‘rab yeri yoktur; yalnızca hitabı kuvvetlendirmek ve kime yöneltildiğini göstermek için kullanılır. Başka Basralı nahiv âlimleri ise bunun anlamının doğrudan Söyleyin bana veya Haber verin bana olduğunu, hitap zamirinin burada tekit ve muhatapları ayırmak için getirildiğini, asıl isim unsurunun fiilin sonundaki zamir olduğunu söylemişlerdir. Buna benzer şekilde Araplar tekil, ikil ve çoğul muhataplar arasında ayrım yapmak için bazı işaret ve hitap kelimelerine ayrıca zamir eklerler; fakat bu ek kendi başına isim değildir. Kûfeli nahiv âlimlerinden bazıları ise bu yapıda hitap zamirinin başlangıçta mef‘ul konumunda bulunduğunu ve sözün aslının, Kendinizi şu durum dışında bir halde gördünüz mü, gibi bir yapıdan geldiğini söylemiştir. Daha sonra kullanım yaygınlaşmış, fiilin sonundaki unsur tekil, eril, dişil, ikil ve çoğul için aynı bırakılmış; hitap zamiri ise sayı ve cinsiyet farkını gösterir hale gelmiştir. Bu yapı çok kullanılınca, Bana falancadan haber ver, o ne yaptı, anlamına gelen bir kalıp haline gelmiştir. Arapların bununla bazen önce kişiyi zikredip ardından onun hakkında sordukları, bazen de doğrudan haber cümlesine geçtikleri nakledilmiştir. Buna göre ayetin anlamı şöyledir: Ey Muhammed! Allah’a putları ve heykelleri denk tutan bu kimselere de ki: Ey topluluk! Bana haber verin; eğer size, sizden önce gelip bazıları sarsıntıyla, bazıları yıldırımla helak edilen ümmetlere geldiği gibi Allah’ın azabı gelirse yahut kabirlerinizden çıkarılıp kıyamet için diriltileceğiniz saat gelip çatarsa, o sırada başınıza inen belayı kaldırması için Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız veya sizi bu büyük sıkıntıdan kurtarsın diye başka ilahlarınıza mı sığınırsınız? Eğer Allah’ın dışında çağırdığınız ilahların fayda veya zarar verebildiği iddianızda gerçekten doğru söylüyorsanız bunu söyleyin.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…