Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla uyar. Onların Allah’tan başka ne bir dostu ne de bir şefaatçisi vardır. Umulur ki sakınırlar.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve enzir (ve uyar) bihillezine (onunla o kimseleri ki) yehafune (korkarlar) en yuhşeru (toplanmaktan) ila rabbihim (Rablerinin huzuruna) leyse lehum (onlar için yoktur) min dunihi (O’ndan başka) veliyyun (bir dost) ve la şefi’un (ve bir şefaatçi) leallehum yettekun (umulur ki sakınırlar)
Mukatil Tefsiri
Onları bununla uyar sözüyle Kur’an kastedilmektedir. Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanlar sözü, bunun gerçekleşeceğini bilenler anlamındadır; burada azatlılar ve Arapların fakirleri kastedilmektedir. Onlar, Allah’ın dışında kendilerine fayda sağlayacak bir velilerinin, yani yakınlarının bulunmadığını ve ahirette Allah’a isyan ettikleri takdirde kendilerine şefaat edecek bir şefaatçilerinin de olmadığını bilirler. Umulur ki sakınırlar sözü, günahlardan sakınmaları için demektir. Bu ayet azatlılardan Ammâre, Ebû Zer el-Gıfârî, Sâlim, Mihca‘, Nemir b. Kâsıt, Âmir b. Füheyre, İbn Mes‘ûd, Ebû Hüreyre ve onların benzerleri hakkında indirilmiştir. Bunun sebebi şudur: Ebû Cehil ve arkadaşları, Muhammed’e uyan şu kimselere bakın; onlar bizim azatlılarımızdan ve bedevilerimizden, her kabilenin en değersizleri ve en aşağı tabakasındandır, diyerek azatlıları küçümsediler. Ardından, Eğer o yalnızca kavmin ileri gelenlerini ve azatlıların seçkinlerini kabul etseydi biz de ona uyardık, dediler. Bunu Ebû Tâlib’e de söyleyerek, Kardeşinin oğluna söyle, şu yabancıları ve aşağı gördüğümüz kimseleri yanından uzaklaştırsın; böylece kavminin ileri gelenleri ve eşrafı onun çağrısına cevap versin, dediler.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah, Peygamberi Muhammed’e şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed! Sana indirdiğimiz Kur’an ile Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkan kimseleri uyar. Çünkü onlar bunun gerçekleşeceğini bilir, Allah’ın vaadini ve tehdidini tasdik eder, Allah’ın razı olacağı şeyleri yapar ve dönüş yurtlarında kendilerini Allah’ın azabından kurtaracak şeyler için sürekli çaba gösterirler. Onların Allah’tan başka bir dostu yoktur; yani Allah kendilerine azap edecek olursa, onları Allah’ın azabından kurtaracak ve kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Bir şefaatçileri de yoktur; yani Allah katında kendilerine şefaat ederek onları O’nun cezasından kurtaracak hiç kimseleri yoktur. Umulur ki sakınırlar, yani onları uyar ki kendi nefisleri hakkında Allah’tan sakınsınlar, Rablerine itaat etsinler, dönüş yurtları için amel etsinler ve günahlardan kaçınarak O’nun gazabından sakınsınlar.
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla uyar denilmiştir; bunun anlamı ise onların toplanacaklarını bilmeleridir. Burada “korku”, “bilgi” anlamında kullanılmıştır. Çünkü onların korkusu, bunun kesinlikle gerçekleşeceğini bilmelerinden kaynaklanmakta ve bu konuda hiçbir şüphe taşımamaktadırlar. Bu, Yüce Allah’ın Peygamberi Muhammed’e, Allah’ın kendisine indirdiği vahyi ashabına öğretmesini, onlara öğüt vermesini ve uyarıda bulunarak onlarla ilgilenmesini; müşriklere ise mazeretlerini ortadan kaldırıp kendilerine karşı delili ortaya koyduktan sonra yönelmemesini emretmesidir. Böylece onların işi hakkında dilediği hükmü verecek olan Allah olacaktır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…