"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kuranda Tekrarlanan Ayetler

“Andolsun, biz Kur’an’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?”
Kamer 17,22,32,40

“Nasılmış azabım ve uyarılarım!”
Kamer 16,21,30,39

O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahman 13 16 18 21 23 25 28 30 32 34 36 38 40 42 45 47 49 51 53 55 57 59 61 63 65 67 69 71 73 75 77

Onlara kendilerinden önce ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur.
Rahman 74,56

Elif, Lam, Mim.
Bakara 1, Âl-i İmrân 1, Ankebût 1, Rûm1, Lokmân 1, Secde 1

Tâ Sîn Mîm
Kasas 1 – Şuara 1 – Neml 1

Ha, Mim.
Bakara 1, Âl-i İmrân 1, Ankebût 1, Rûm1, Lokmân 1, Secde 1

“Öyleyse büyük Rabbinin adını tesbih et.”
Vakıa 74,96 – Hakka 52

“Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.”
Vakıa 80 – Hakka 43 – Şuara 192 – Secde 2

“O gün yalanlayanların vay haline!”
Mürselat 15,19,24,28,34,37,40,45,47,49 Mutaffifin 10

“Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesna.”
Saffat 40,74,128,160

… selam olsun.
Saffat 79,109,120,130

“Şüphesiz o, bizim mümin kullarımızdandı.”
Saffat 81,111,122,132

“Biz iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.”
Saffat 80,110,121,131 – Mürselat 44 – Enam 84 – Yusuf 22,56 – Kasas 14 – Tevbe 120 – Hud 115

“Sonradan gelenler arasında ona güzel bir nam bıraktık.”
Saffat 78,108,119,129

“Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz.”
Kafirun 3,5

“Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibidir, merhametlidir.”
Şuara 68, 104, 122, 140, 159, 175

“Allah’tan korkun ve bana itaat edin.”
Şuara 108, 110, 126, 131, 144, 150, 163, 179

“Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Fakat onların çoğu iman etmiş değildi.”
Şuara 67, 103, 121, 139, 158, 174

“Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi’ne aittir.”
Şuara 109, 127, 145, 164, 180

“Aşırı gidenlerin emrine uymayın.”
Şuara 151,167

“Şüphesiz ben sizin için güvenilir bir elçiyim.”
Şuara 106, 124, 142, 161, 177

“Bunlar apaçık Kitabın ayetleridir.”
Şuara 2 – Yusuf 1 – Kasas 2 – Hicr 1 – Yunus 1 – Lokman 2 – Neml 1

“Dediler ki: Sen ancak büyülenmiş kimselerdensin.”
Şuara 153,185

“Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılmış olanların yağmuru ne kötü oldu!”
Şuara 173 – Neml 58 – Araf 84

“Üzerlerine taşlar yağdırdık.”
Hicr 74 – Hud 82 – Zariyat 33,34

“Sonra diğerlerini (ötekileri) boğduk.”
Şuara 66,120,172 – Araf 136 – Yunus 73,90 – İsra 103 – Saffat 82,136

“Bizim azabımızı mı acele istiyorlar?”
Saffat 176 – Şuara 204 – Ankebut 53 – Hac 47 – Yunus 50

“Eğer doğru söylüyorsanız bu vaat ne zaman?” derler.
Yunus 48 – Enbiya 38 – Neml 71 – Yasin 48 – Sebe 30 – Mülk 25

“Ancak geride kalanlar arasında bulunan yaşlı bir kadın hariç.”
Şuara 171 – Saffat 135 – Hicr 60 Araf 83 – Neml 57 – Ankebut 32

“Kitabın indirilişi, mutlak güç sahibi ve hikmet sahibi Allah’tandır.”
Zümer 1 – Casiye 2 – Ahkaf 2 – Mümin 2 – Fussilet 2 – Secde 2 – Şuara 192 – Vakıa 80 – Hakka 43

“Şüphesiz bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.”
Müzzemmil 19 – İnsan 29 – Müddessir 54 – Abese 11 – Kehf 29 – Tekvir 27

 

 

Bakara 47 Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve sizi bir zamanlar alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.
Bakara 122 Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve sizi bir zamanlar alemlere üstün tuttuğumu hatırlayın.

Bakara 134 Onlar geçmiş birer ümmettir. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu değilsiniz.
Bakara 141 Onlar geçmiş birer ümmettir. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu değilsiniz.

Bakara 162 Lanette temellidirler, onlardan azab hafifletilmez ve onların azabı geciktirilmez.
Ali imran 88 Orada temellidirler; onlardan azab hafifletilmez; onların azabı geciktirilmez.

Ali imran 182 “Bu, yaptığınızın karşılığıdır”. Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
Enfal 51 İşte bu, ellerinizle yaptığınız yüzündendir, yoksa Allah kullara zulmedici değildir.

Maide 10 İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.
Maide 86 İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.

Enam 10 And olsun ki, senden önce birçok peygamberler alaya alınmıştı, onlarla eğlenenleri, alaya aldıkları şey mahvetti.

Enbiya 41 And olsun ki, senden önce birçok peygamber alaya alınmıştı da, alaya alanları, eğlendikleri şey mahvetmişti.

Araf 78 Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
Araf 91 Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.

Araf 15 Allah; “Sen erteye bırakılanlardansın” dedi.
Hicr 37 Allah buyurdu ki: “Sen mühlet verilenlerdensin”
Sad 80 Allah: “Haydi, sen mühlet verilenlerdensin.

Araf 108 Ve elini (cebinden) çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.
Şuara 33 Elini çıkardı, bakanlara bembeyaz göründü.

Araf 107 Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!
Şuara 32 Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi.

Araf 183 Onlara mahsustan mühlet veririm, çünkü Benim düzenim çetindir.
Kalem 45 Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.

Tevbe 33 O (Allah), müşrikler hoşlanmasalar da (kendi) dinini bütün dinlere üstün kılmak için Resulünü hidayet ve Hak Din ile gönderendir.

Saff 9 Müşrikler istemeseler de dinini bütün dinlere üstün kılmak için Peygamberini hidayet ve hak ile gönderen Odur.

Tevbe 73 Ey Peygamber! İnkarcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür.

Tahrim 9 Ey Peygamber! İnkarcılarla ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür!…

Hud 96 Andolsun ki Musayı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.
Mümin 23 Andolsun ki biz Musayı mucizelerimiz ve apaçık hüccetle, gönderdik.

Hud 110 And olsun ki, Musaya Kitap verdik; onda ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında çoktan hükmedilmiş olurdu. Doğrusu onlar, Kitapın Allah katından olduğunda şüphe ve endişe içindedirler.

Fussilet 45 And olsun ki Musaya Kitap vermiştik de onda ayrılığa düşmüşlerdi. Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında hükmedilmiş olurdu. Doğrusu onlar, onun hakkında şüphe ve endişe içindedirler.

İbrahim 20 Bu, Allah için güç değildir.
Fatır 17 Bu, Allaha göre zor değildir.

Hicr 38 “Allah katında bilinen vaktin gününe kadar…”
Sad 81 “O bilinen güne kadar” buyurdu.

Hicr 30 Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.
Sad 73 Bütün melekler toptan secde ettiler.

Hicr 5 Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.
Müminun 43 Hiçbir ümmet, kendi süresini ne çabuklaştırabilir ve ne de geciktirebilir.

Hicr 57 “Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var?” dedi.
Zariyat 31 İbrahim: “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” dedi.

Hicr 34 Allah şöyle buyurdu: Öyle ise oradan çık! Artık kovuldun!
Sad 77 Allah: Çık oradan (cennetten)! Sen artık kovulmuş birisin.

Hicr 29 “Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!”
Sad 72 Onu tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın!

Hicr 40 Ancak onlardan ihlaslı kulların müstesna.
Sad 83 “Ancak onlardan ihlaslı kulların hariç” dedi.

Hicr 36 “Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele” dedi.
Sad 79 “Rabbim! Dirilecekleri güne kadar beni (canımı almayı) ertele” dedi.

Hicr 58 Dediler ki: “Biz, suçlu bir topluma (onları helak etmeye) gönderildik.”
Zariyat 32 “Biz, dediler, suçlu bir kavme gönderildik.”

Nahl 55 Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanın; fakat yakında hakikati bileceksiniz!
Rum 34 Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım! Haydi sefa sürün; ama yakında bileceksiniz!

Nahl 42 Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.
Ankebut 59 Onlar, sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar.

İsra 48 Sana nasıl misaller verdiklerine bir bak! Bu yüzden sapmışlardır, artık bir yol da bulamamaktadırlar.
Furkan 9 Sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.

Kehf 89 Sonra yine bir yol tuttu.
Kehf 92 Sonra yine bir yol tuttu.

Taha 24 Firavuna git. Çünkü o iyice azdı.
Naziat 17 Firavuna git! Çünkü o çok azdı.

Müminun 31 Bunların ardından başka nesiller varettik.
Müminun 42 Ardlarından başka nesiller varettik.

Müminun 6 Eşleri yahut akitleri aracılığıyla sahip bulundukları müstesnadır. Bu durumda kınanmış değillerdir onlar.
Mearic 30 Ancak onlar, eşleriyle, imkanlarının sahip olduğu şeyler konusunda kınanamazlar.

Müminun 7 Bu sınırları aşmak isteyenler, işte bunlar aşırı gidenlerdir.
Mearic 31 Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir.

Müminun 26 Nuh: “Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et” dedi.
Müminun 39 O peygamber: “Rabbim! Beni yalancı saymalarına karşılık bana yardım et” dedi.

Müminun 5 Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;
Mearic 29 Irzlarını koruyanlar

Müminun 8 Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.
Mearic 32 Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,

Şuara 147 “Böyle bahçelerde, çeşme başlarında ?”
Duhan 52 Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

Neml 3 Onlar ki, namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Lokman 4 O kimseler namazı kılarlar, zekatı verirler; ahirete de yakinen inanırlar.

Neml 81 Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara sen duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.
Rum 53 Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.( okunmayan ye )

Kasas 62 Allah, o gün onlara seslenir: “Benim ortağım olduklarını iddia ettikleriniz nerededirler?” der.
Kasas 74 O gün Allah onlara seslenir: “Benim ortağım olduklarını iddia ettikleriniz nerededir?” der.

Saffat 154 Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
Kalem 36 Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?

Sad 87 “Bu Kuran, ancak dünyalar için bir öğüttür.”
Tekvir 27 O, alemlere bir öğütten başka şey değildir,

Zuhruf 2 Apaçık Kitaba andolsun ki ,
Duhan 2 Apaçık olan Kitaba andolsun ki,

Zuhruf 83 Bırak onları, kendilerine söz verilen güne kavuşana kadar, dalsınlar, oynasınlar.
Mearic 42 Onları bırak; kendilerine söz verilen güne kavuşmalarına kadar dalıp oynasınlar.

Casiye 2 Kitapın indirilmesi, güçlü ve Hakim olan Allah katındandır.
Ahkaf 2 Bu Kitapın indirilmesi güçlü olan, Hakim olan Allah katındandır.

Tur 41 Veya, görülmeyeni bilmek kendilerine aittir de, onlar mı yazıyorlar?
Kalem 47 Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?

Tur 40 Yahut sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
Kalem 46 Yoksa, sen onlardan ücret istiyorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.

Tur 19 Onlara: Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin,için (denilir).
Mürselat 43 Onlara denir ki: “İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz.”

 

Haşr 1 Göklerde olanlar da yerde olanlar da Allahı tesbih ederler. O güçlüdür, Hakimdir.
Saff 1 Göklerde olanlar da yerde olanlar da Allahı tesbih ederler. O, güçlüdür, Hakimdir.

Kalem 15 Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: “Öncekilerin masalları” der.
Mutaffifin 13 Ona ayetlerimiz okunduğu zaman “Öncekilerin masalları” der.

Hakka 21 Artık o, hoşnut kalacağı bir hayat içindedir,
Karia 7 İşte o, hoşnut edici bir yaşayış içinde olur.

Hakka 40 Hiç şüphesiz o (Kuran), çok şerefli bir elçinin sözüdür.
Tekvir 19 O (Kuran), şüphesiz değerli,bir elçinin (Cebrailin) getirdiği sözdür.

Müddessir 55 Dileyen kimse öğüt alır.
Abese 12 Dileyen ondan (Kurandan) öğüt alır,

İnfitar 13 İyiler şüphesiz nimet içindedirler.
Mutaffifin 22 İyiler kesinkes cennettedir.

Mutaffifin 23 Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.
Mutaffifin 35 Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.

İnşikak 2 Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,
İnşikak 5 Ve Rabbini dinleyip Ona hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).

Maide 104: Onlara, “Gelin Allahın indirdiği Kitapa ve peygambere uyun” dendiğinde, “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter” derler; ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?
Bakara 170: Onlara: “Allahın indirdiğine uyun” denilince, “Hayır, atalarımızı yapar bulduğumuz şeye uyarız” derler; ya ataları bir şey akledemeyen ve doğru olmayan kimseler idiyseler?

Bakara 193: Fitne kalmayıp, yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse sataşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Enfal 39: Fitne kalmayıp, yalnız Allahın dini kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onların işlediklerini şüphesiz görür.

Tevbe 55: Artık onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azabetmek ve canlarının inkarcı olarak çıkmasını ister.
Tevbe 85: Malları ve çocukları seni hayrete düşürmesin; Allah bunlarla onlara dünyada azabetmek ve canlarının inkarcı olarak çıkmasını ister.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/uktsin-3/,https://kutsalayet.de/takman-atesli-hastalik-uzerine-buyu/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız