1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 – 15 – 16 – 17 – 18 – 19 – 20 – 21 – 22 – 23 – 24 – 25 – 26 – 27 – 28 – 29 – 30 – 31 – 32 – 33 – 34 – 35 – 36 – 37 – 38 – 39 – 40 – 41 – 42 – 43 – 44 – 45 – 46 – 47 – 48 – 49 – 50 – 51 – 52 – 53 – 54 – 55 – 56 – 57 – 58 – 59 – 60
Rûm Suresi, Kur’an’ın 30. suresi olup Mekke döneminde indirilmiştir ve 60 ayetten oluşur. Adını, ilk ayetlerde sözü edilen Bizanslılar anlamındaki “Rûm” kelimesinden alır. Surede Allah’ın kudreti, tevhid, ahiret, insanın yaratılışı, evrendeki ilahi düzen ve tarihî olaylardan alınacak dersler üzerinde durulur.
Surenin başlangıcında Bizans İmparatorluğu’nun Persler karşısında ağır bir yenilgiye uğradığı, ancak birkaç yıl içinde yeniden galip geleceği haber verilir. O dönemde müşrikler Perslerin, Müslümanlar ise Bizanslıların zaferini istemekteydi. Kur’an, Bizans’ın yeniden üstün geleceğini bildirir ve bu olay daha sonra gerçekleşir. Böylece Allah’ın geleceği de bilen mutlak ilim sahibi olduğu vurgulanır.
Rûm Suresi’nde insanların çoğunun yalnızca dünya hayatının görünen yönünü bildikleri, ahiretten ise gaflet içinde oldukları belirtilir. İnsanlar geçmiş toplumların başına gelenlerden ibret almaya çağrılır. Önceki kavimlerin çoğunun peygamberlerini yalanladıkları ve sonunda helak edildikleri hatırlatılır.
Surede Allah’ın kudretini gösteren birçok yaratılış deliline yer verilir. İnsanların topraktan yaratılması, erkek ve kadının birbirleriyle huzur bulmaları için eşler hâlinde yaratılması, dillerin ve renklerin farklılığı, gece ve gündüzün oluşumu, yağmurun yağdırılması ve yeryüzünün ölümünden sonra yeniden canlandırılması Allah’ın ayetleri olarak sunulur. Bu deliller üzerinde düşünen kimseler için önemli ibretler bulunduğu belirtilir.
Rûm Suresi’nde aile hayatına özel bir vurgu yapılır. Eşler arasında sevgi ve merhametin yaratılmış olması Allah’ın kudretinin işaretlerinden biri olarak gösterilir. Bu ayet, Kur’an’da evlilik ve aile kurumunu en güzel şekilde açıklayan ayetlerden biri kabul edilir.
Surede faiz konusu da ele alınır. İnsanların mallarında artış sağlamak amacıyla verdikleri faizin Allah katında değer taşımadığı, buna karşılık Allah rızası için verilen zekât ve sadakanın bereketleneceği belirtilir. Böylece maddi kazanç ile manevi kazanç arasındaki fark ortaya konulur.
Rûm Suresi’nde bozulmanın ve fesadın insanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde ortaya çıktığı belirtilir. İnsanların yaptıkları yanlışların sonuçlarını dünyada da görebilecekleri ifade edilir. Bu ayet, insanın sorumluluğunu ve davranışlarının sonuçlarını hatırlatan önemli ayetlerden biridir.
Surede kıyamet ve diriliş gerçeği de sık sık vurgulanır. Allah’ın ilk yaratmayı gerçekleştirdiği gibi ölümden sonra tekrar yaratmaya da gücünün yeteceği belirtilir. Kıyamet günü insanların yaptıkları amellere göre ayrılacakları, müminlerin nimetler içinde olacakları ve inkârcıların hüsrana uğrayacakları bildirilir.
Rûm Suresi’nin son bölümünde Allah’ın Elçisi’ne sabırlı olması tavsiye edilir. Allah’ın vaadinin mutlaka gerçekleşeceği, iman etmeyenlerin ve gerçeği kavramayanların kendisini üzmemesi gerektiği belirtilir.
Genel olarak Rûm Suresi, tarihî olaylar üzerinden Allah’ın kudretini gösteren, evrendeki yaratılış delillerine dikkat çeken, aile hayatının önemini vurgulayan, insanları dünya hayatının geçiciliği konusunda uyaran, ahiret ve diriliş gerçeğini hatırlatan ve tevhid inancını güçlendiren kapsamlı bir suredir.