Korku ve umut kaynağı olarak size şimşeği göstermesi ve gökten su indirip onunla yeri ölümünden sonra diriltmesi O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir topluluk için ayetler vardır.
Diyanet Vakfı
Yine Onun delillerindendir ki, size korku ve ümit vermek üzere şimşeği gösteriyor, gökten su indirip ölümünün ardından arzı onunla diriltiyor. Doğrusu bunda, aklını kullanan bir kavim için (alınacak) dersler vardır.
Kurtubi Tefsiri
Korku ve ümitle size şimşeği göstermesi ve gökten su İndirerek yeryüzünü ölümünden sonra o su ile canlandırması da O’nun âyetlerindendir. Muhakkak bunda aklını kullanan bir topluluk için âyetler vardır.
“Korku ve ümitle size şimşeği göstermesi… da O’nun âyetlerindendir.”
Buradaki; Size gösteriyor” âyeti; Size göstermesi” anlamındadır. İfadenin delaleti dolayısıyla; “… me, ma” hazfedilmiştir. Şair Tarafe şöyle demektedir;
“Ey Savaşta bulunmam dolayısıyla beni kınayan kişi,
Ve zevk verici şeylerde hazır bulunmaktan, sen misin beni hayatta bırakacak olan?”
Bu âyetteki ifadenin takdim ve tehir üzere olduğu da söylenmiştir. Yani O, size şimşeği âyetlerinden biri olarak göstermektedir. Bir diğer açıklamaya göre şu demektir: O’nun âyetlerinden bir âyet de; size şimşeği göstermesidir. Nitekim şair şöyle demektedir:
“Zaman dediğin şey iki defacıktır, bunlardan birisinde,
Ben ölürüm, diğerinde ise yaşamak maksİsmi ile çalışır dururum.”
Bir başka açıklamaya göre: Size korku ve ümit olmak üzere âyetlerinden olan şimşeği göstermesi de O’nun âyetlerindendir. Bu açıklamayı ez-Zeccâc yapmış olup, ona göre bu, cümlenin cümleye atfedilmesi şeklindedir.
“Korku” olması yolcu içindir,
“ümit” olması ise mukim içindir. Bu açıklamayı Katade yapmıştır. ed-Dahhak dedi ki: Yıldırımlardan “korku ve yağmur yağması için de “ümit ile” demektir. Yahya b. Sellam: Dolunun ekini telef etmesi “korkusu” ile yağmurun ekini canlandırması için “ümitle” diye açıklamıştır. İbn Bahr da: Şimşeğin yağmur getirmeyen bir şimşek olması “korku ve” yağmur getiren cinsten “ümitle” diye açıklamıştır. Ayrıca şairin şu beyitini de zikretmektedir:
“Senin şimşeğin, ardından yağmur gelmeyen bir şimşek olmasın,
Çünkü hayırlı şimşek, beraberinde yağmur getirendir.”
Bir başka şair de şöyle demektedir:
“Ben kimi zaman sulara azıksız (kılavuzsuz) giderim,
Oraya giderken bulutların çakan şimşeklerini saymamın (ve bunu kılavuz edinmemin) dışında.”
Kişiyi aldatıyormuşçasına yağmur getirmeyen şimşeğe; denilir. Bu ifade bir önceki beyitte: “Ardından yağmur gelmeyen şimşek” diye tercüme edilmiştir. İşte söz verip de, verdiği sözü yerine getirmeyen kimseye: Sen ancak arkasından yağmur gelmeyen bir şimşeğe benzersin” denilmesi de buradan gelmektedir. Aynı zamanda, yağmur yükü taşımayan buluta da denilir. Bazan izafet şeklinde; diye kullanıldığı da olur.
“Ve gökten su indirerek yeryüzünü ölümünden sonra su ile canlandırması da O’nun âyetlerindendir. Muhakkak bunda aklını kullanan bir topluluk için âyetler vardır.” Buna benzer âyetler daha önce geçmiş bulunmaktadır.