1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 – 15 – 16 – 17 – 18 – 19 – 20 – 21 – 22 – 23 – 24 – 25 – 26 – 27 – 28 – 29 – 30 – 31 – 32 – 33 – 34 – 35 – 36 – 37 – 38 – 39 – 40 – 41 – 42 – 43 – 44 – 45 – 46 – 47 – 48 – 49 – 50 – 51 – 52 – 53 – 54 – 55 – 56 – 57 – 58 – 59 – 60 – 61 – 62 – 63 – 64 – 65 – 66 – 67 – 68 – 69 – 70 – 71 – 72 – 73 – 74 – 75 – 76 – 77 – 78 – 79 – 80 – 81 – 82 – 83 – 84 – 85 – 86 – 87 – 88 – 89 – 90 – 91 – 92 – 93 – 94 – 95 – 96 – 97 – 98 – 99 – 100 – 101 – 102 – 103 – 104 – 105 – 106 – 107 – 108 – 109 – 110 – 111 – 112 – 113 – 114 – 115 – 116 – 117 – 118 – 119 – 120 – 121 – 122 – 123 – 124 – 125 – 126 – 127 – 128 – 129 – 130 – 131 – 132 – 133 – 134 – 135 – 136 – 137 – 138 – 139 – 140 – 141 – 142 – 143 – 144 – 145 – 146 – 147 – 148 – 149 – 150 – 151 – 152 – 153 – 154 – 155 – 156 – 157 – 158 – 159 – 160 – 161 – 162 – 163 – 164 – 165 – 166 – 167 – 168 – 169 – 170 – 171 – 172 – 173 – 174 – 175 – 176 – 177 – 178 – 179 – 180 – 181 – 182 – 183 – 184 – 185 – 186 – 187 – 188 – 189 – 190 – 191 – 192 – 193 – 194 – 195 – 196 – 197 – 198 – 199 – 200 – 201 – 202 – 203 – 204 – 205 – 206 – 207 – 208 – 209 – 210 – 211 – 212 – 213 – 214 – 215 – 216 – 217 – 218 – 219 – 220 – 221 – 222 – 223 – 224 – 225 – 226 – 227
Şuarâ Suresi, Kur’an’ın 26. suresi olup büyük ölçüde Mekke döneminde indirilmiştir ve 227 ayetten oluşur. Adını, surenin son bölümünde geçen ve “şairler” anlamına gelen “şuarâ” kelimesinden alır. Surede tevhid, peygamberlik, vahyin hak oluşu ve geçmiş peygamberlerin kavimleriyle olan mücadeleleri geniş şekilde anlatılır. Kur’an’daki peygamber kıssalarının en yoğun bulunduğu surelerden biridir.
Surenin başlangıcında Kur’an’ın apaçık bir kitap olduğu belirtilir. Allah’ın Elçisi’nin, insanların iman etmemeleri sebebiyle büyük üzüntü duyduğu ifade edilir. Ancak insanların iman edip etmemelerinin Allah’ın hikmeti dâhilinde olduğu hatırlatılır ve peygamber teselli edilir.
Şuarâ Suresi’nde ilk olarak Musa peygamberin kıssası anlatılır. Musa’nın Firavun’a gönderilişi, ona verilen mucizeler, sihirbazlarla olan karşılaşması ve İsrailoğulları’nın kurtarılması ayrıntılı şekilde aktarılır. Firavun’un inkârda ısrar etmesi ve sonunda ordusuyla birlikte denizde boğulması anlatılarak Allah’ın yardımının ve adaletinin tecellisi gösterilir.
Surede daha sonra birçok peygamberin kıssası benzer bir üslupla peş peşe anlatılır. Her peygamber kavmine, “Allah’tan sakının ve bana itaat edin” çağrısında bulunur. Ancak kavimlerinin çoğu onları yalanlar ve sonunda ilahi azapla karşılaşır.
Bu kapsamda Nuh peygamberin kavmini Allah’a kulluğa çağırması, fakat onların onu yalanlaması anlatılır. Ardından Hûd peygamber ve Âd kavmi, Sâlih peygamber ve Semûd kavmi, Lût peygamber ve kavmi, Şuayb peygamber ve Medyen halkı ele alınır. Bu kıssaların her birinde tevhid çağrısı, inkâr, peygamberlerin sabrı ve sonunda Allah’ın hükmünün gerçekleşmesi temaları işlenir.
Şuarâ Suresi’nde İbrahim peygamberin kıssasına da geniş yer ayrılır. İbrahim’in putlara tapan kavmiyle yaptığı konuşmalar, putların fayda ve zarar veremeyeceğini açıklaması ve yalnızca âlemlerin Rabbi olan Allah’a kulluk edilmesi gerektiğini vurgulaması anlatılır. Ayrıca İbrahim’in ahiret, bağışlanma ve salihler arasına katılma konusundaki duaları da surede yer alır.
Sure boyunca tekrar edilen önemli bir mesaj, peygamberlerin tebliğ karşılığında insanlardan herhangi bir ücret istememeleridir. Onların mükâfatlarının yalnızca Allah’a ait olduğu vurgulanır. Böylece peygamberlerin samimiyeti ve görevlerinin ilahi kaynaklı olduğu ortaya konulur.
Şuarâ Suresi’nin son bölümünde Kur’an’ın Allah tarafından indirilen bir vahiy olduğu belirtilir. Onun şeytanların getirdiği bir söz olmadığı, güvenilir ruh tarafından peygamberin kalbine indirildiği açıklanır. Böylece müşriklerin Kur’an hakkındaki iddiaları reddedilir.
Sureye adını veren son ayetlerde ise şairlerden söz edilir. Hakikatten uzak, yalan ve sapkınlığı yayan şairler eleştirilirken; iman eden, salih amel işleyen, Allah’ı çokça anan ve zulme karşı duran kimseler bu hükmün dışında tutulur. Böylece şiirin kendisi değil, onun hangi amaçla kullanıldığı değerlendirilir.
Genel olarak Şuarâ Suresi, peygamberlerin ortak tevhid mücadelesini anlatan, inkâr eden toplumların akıbetlerinden ibretler sunan, Kur’an’ın ilahi vahiy olduğunu vurgulayan ve insanları Allah’a kulluğa çağıran son derece kapsamlı ve etkileyici bir suredir.