1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14
Saff Suresi, Kur’an’ın 61. suresi olup Medine döneminde indirilmiştir ve 14 ayetten oluşur. Sure adını, 4. ayette geçen ve “saf, sıra” anlamına gelen “saff” kelimesinden alır. Bu ayette Allah’ın, kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi düzenli saflar halinde mücadele edenleri sevdiği bildirilir.
Surenin başlangıcında göklerde ve yerde bulunan her şeyin Allah’ı tesbih ettiği belirtilir. Ardından müminler, yapmayacakları şeyleri söylemekten sakındırılır. İnsanların yerine getirmeyecekleri sözler vermelerinin Allah katında büyük bir hoşnutsuzluk sebebi olduğu vurgulanır. Böylece söz ile davranış arasında uyum bulunmasının önemi öğretilir.
Saff Suresi’nde Musa ve İsa’nın kavimleriyle yaşadıkları olaylara da değinilir. Musa’nın kendi toplumunun eziyetlerine maruz kaldığı, buna rağmen onları Allah’ın yoluna çağırdığı anlatılır. İsa’nın ise kendisinden önceki Tevrat’ı doğruladığı ve kendisinden sonra gelecek bir elçiyi müjdelediği belirtilir. Bu surede İsa’nın, kendisinden sonra gelecek olan ve adı Ahmed olan bir elçiden haber verdiği ifade edilir.
Surede Allah’ın nurunu söndürmek isteyenlerin çabalarının sonuçsuz kalacağı bildirilir. İnsanlar istemese de Allah’ın dinini üstün kılacağı ve nurunu tamamlayacağı vurgulanır. Böylece müminlere güven ve ümit aşılanır.
Saff Suresi’nin son bölümünde müminlere “kurtarıcı bir ticaret” gösterilir. Bu ticaret; Allah’a ve Elçisi’ne iman etmek, Allah yolunda mallarla ve canlarla mücadele etmektir. Bunun karşılığında günahların bağışlanacağı, cennetlerin verileceği ve Allah’ın yardımının geleceği müjdelenir. Ayrıca müminlerden, İsa’nın havarileri gibi Allah’ın dinine yardımcı olmaları istenir.
Genel olarak Saff Suresi, söz ve davranışın uyumunu öğreten, Allah yolunda birlik ve dayanışmayı teşvik eden, peygamberlerin tebliğ mücadelelerinden örnekler sunan, Allah’ın dininin üstün geleceğini müjdeleyen ve müminleri fedakârlıkla Allah’ın yardımcısı olmaya çağıran önemli bir suredir.