Günahlarınızı bağışlar ve sizi, altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte bu büyük kurtuluştur.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Yağfir lekum (sizi bağışlar) zunubekum (günahlarınızı), ve yudhılkum (ve sizi sokar) cennatin (cennetlere) tecri (akan) min tahtiha (altlarından) el-enharu (ırmaklar), ve mesakine (ve güzel meskenlere) tayyibeten (hoş) fi cennati Adn (Adn cennetlerinde). Zalike (işte bu) el-fevzu (kurtuluş) el-azim (büyük).
Mukatil Tefsiri
Eğer iman eder ve cihad ederseniz:
“Günahlarınızı bağışlar.”
“Ve sizi, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar.”
“Ve güzel meskenlere…” Yani cennetteki güzel ve hoş konaklara yerleştirir.
“Adn cennetlerinde…” Adn Cenneti, cennetlerin merkezi ve baş şehridir. O, cennetlerin en üstünüdür.
“İşte bu büyük kurtuluştur.” Yani bu mükâfat, büyük kurtuluşun kendisidir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah, müminlerin kendisine ve Resûlü’ne iman etmeleri, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad etmeleri hâlinde elde edecekleri karşılığı açıklamaktadır. Buna göre Allah Teâlâ onların günahlarını örtecek, kusurlarını bağışlayacak, onları affedecek ve işledikleri günahlar sebebiyle cezalandırmayacaktır. Ayette geçen bağışlama, günahların örtülmesi, affedilmesi ve kulun bunlardan dolayı sorgulanmaması anlamını taşımaktadır.
Ardından Allah Teâlâ, onları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğini haber vermektedir. Buradaki cennetler, ağaçlarının ve köşklerinin altından nehirler akan bahçelerdir. Bu ifade, cennet nimetlerinin sürekliliğini, güzelliğini ve eksiksizliğini anlatmaktadır. Oradaki nehirler kesilmeyen, tükenmeyen ve sahiplerine sürekli nimet sağlayan nehirlerdir.
Bunun yanında Allah Teâlâ, müminlere “güzel meskenler” de vaat etmektedir. Bunlar, cennetlerde bulunan hoş, temiz, güzel ve eksiksiz konutlardır. Müminler yalnızca cennet bahçelerine değil, aynı zamanda içerisinde huzur ve nimetle yaşayacakları seçkin meskenlere de yerleştirileceklerdir.
Bu meskenlerin bulunduğu yer ise “Adn cennetleri”dir. Müfessir, Adn cennetlerini “ikamet cennetleri” olarak açıklamaktadır. Yani bunlar, sakinlerinin ayrılmayacağı, başka bir yere göç etmeyeceği ve ebedî olarak kalacağı cennetlerdir. “Adn” kelimesi burada sürekli kalış ve devamlı ikamet anlamını ifade etmektedir. Dolayısıyla cennet ehli bu nimetlerin bulunduğu yerden ayrılmayacak, orada sürekli olarak kalacaktır.
Daha sonra Allah Teâlâ, “İşte bu büyük kurtuluştur” buyurmaktadır. Bunun anlamı, müminlerin ahiretin cezalarından, sıkıntılarından, korkularından ve dehşetlerinden kurtulmalarıdır. Allah’ın günahları bağışlaması, kullarını cennetlere yerleştirmesi ve onlara ebedî nimetler vermesi, ahirette elde edilebilecek en büyük başarı ve en büyük kurtuluştur. Çünkü gerçek kurtuluş, ahiretin azabından korunmak ve Allah’ın rızasına erişerek ebedî nimetlere kavuşmaktır. Bu sebeple Allah Teâlâ, bütün bu nimetleri ve kurtuluşu “büyük kurtuluş” olarak nitelendirmiştir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…