Bu Yılın Olaylarından Biri De Kahtabe’nin Oğlu Hasan’ı, Kumis’te Bulunduğu Sırada Nasr’a Karşı Göndermesiydi
Ali b. Muhammed – Züheyr b. Huneyd, Hasan b. Râşid ve Cebele b. Ferruh et-Tâî’ye göre:
Nübâte öldürüldüğünde, Nasr Bâzeş’ten ayrıldı ve valisi Ebû Bekir el-Ukaylî olan Huvar’a girdi. Kahtabe, oğlu Hasan’ı 131 yılı Muharrem ayında (Eylül 748) Kumis’e gönderdi. Bundan sonra Ebû Kâmil, Ebü’l-Kâsım Muhriz b. İbrahim ve Ebü’l-Abbas el-Mervezî’yi yedi yüz adamla Hasan’a gönderdi. Onlar Hasan’a yaklaşınca Ebû Kâmil onların yanından kaçtı, ordugâhını terk etti ve Nasr’ın yanına geçerek kendisine onların başındaki kumandanın bulunduğu yeri haber verdi. Bunun üzerine Nasr onların üzerine asker gönderdi ve bulundukları surlu şehirde onları kuşattı.
Daha sonra Cemîl b. Mihran suru delip taraftarlarıyla birlikte kaçtı; geride teçhizatlarının bir kısmını bıraktılar. Nasr’ın taraftarları bunları ele geçirdi ve Nasr bunları İbn Hubeyre’ye gönderdi. Uteyf bu işe Rey’de müdahale etti; Nasr’ın mektubunu ve ganimeti ulaktan aldı ve onları İbn Hubeyre’ye gönderdi. Buna Nasr çok öfkelendi ve şöyle dedi:
“İbn Hubeyre benimle oyun mu oynamak istiyor? Kays’ın bütün işe yaramazlarını bana karşı mı kışkırtıyor? Allah’a yemin olsun ki onunla artık hiçbir ilgim olmayacak. İyi bilsin ki onun da, kendisinden büyük işler beklenen oğlunun da hiçbir değeri yoktur.”
Nasr yoluna devam etti ve valisi Habîb b. Büdeyl en-Nehşelî olan Rey’de konakladı. Uteyf, Nasr Rey’e gelir gelmez oradan Hemedan’a gitti. Hemedan’da, Sahsahiyye birliğinin başında Mâlik b. Edhem b. Muhriz el-Bâhilî bulunuyordu. Uteyf, Mâlik’in Hemedan’da olduğunu görünce oradan uzaklaştı ve İsfahan’daki Âmir b. Dubâre’nin yanına gitti. Uteyf’in yanında üç bin adam vardı; İbn Hubeyre onu Rey’deki Nasr’a göndermişti. Uteyf Rey’e gitti ve orada kaldı, fakat Nasr’ın yanına gitmedi.
Nasr Rey’de birkaç gün kaldı; sonra hastalandı ve Hemedan yakınındaki Sâve’ye varıncaya kadar sedye üzerinde taşındı; orada öldü. Öldüğünde taraftarları yollarına devam ederek Hemedan’a girdiler. Onun ölümünün 131 yılı Rebîülevvel ayının on ikinci gününde (9 Kasım 748) olduğu, öldüğünde seksen beş yaşında bulunduğu da söylenir.
Ayrıca, Nasr Huvar’dan Rey’e doğru yola çıktığında Rey’e girmeyip Rey ile Hemedan arasındaki çölde kaldığı ve orada öldüğü de söylenir.
Ali’nin şeyhlerinden aktardığı rivayete dönersek:
Nasr öldüğünde, Kahtabe’nin oğlu Hasan, Hâzim b. Huzeyme’yi Simnâm denilen bir köye gönderdi. Bu sırada Kahtabe Cürcan’dan yukarı gelmekteydi ve Ziyâd b. Zürâre el-Kuşeyrî’yi öncü olarak göndermişti. Ziyâd, Ebu Müslim’e uymuş olmaktan pişman oldu ve Kahtabe’yi terk etti. İsfahan yolunu tuttu; Âmir b. Dubâre’ye katılmak istiyordu. Fakat Kahtabe, Müseyyeb b. Züheyr ed-Dabbî’yi onun peşine gönderdi. Müseyyeb ertesi gün ikindi vakti ona yetişti ve onunla savaştı. Ziyâd kaçtı ve taraftarlarının çoğu öldürüldü. Müseyyeb bundan sonra Kahtabe’nin yanına döndü. Kahtabe de oğlu Hasan’ın bulunduğu Kumis’e gitti.
Hâzim, Hasan’ın kendisini gönderdiği taraftan ilerleyip geldi. Kahtabe de oğluna Rey’e ilerlemesini emretti. Hasan’ın yürüyüş haberi Habîb b. Büdeyl en-Nehşelî’ye ve onunla birlikte bulunan Şam askerlerine ulaştı; bunun üzerine onlar Rey’i terk ettiler. Ardından Hasan şehre girdi ve babası kendisine katılıncaya kadar orada kaldı. Kahtabe Rey’e vardığında Ebu Müslim’e mektup yazarak orada konakladığını bildirdi.
Aynı yıl Ebu Müslim de Merv’den Nişabur’a geçti ve orada konakladı.