1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 – 15 – 16 – 17 – 18
Teğâbun Suresi, Kur’an’ın 64. suresi olup Medine döneminde indirilmiştir ve 18 ayetten oluşur. Sure adını, 9. ayette geçen ve “aldanma günü”, “kâr ve zararın ortaya çıkacağı gün” anlamına gelen “teğâbun” kelimesinden alır. Bu ifade, kıyamet gününde insanların gerçek kazanç ve kayıplarının ortaya çıkacağını anlatır.
Surenin başlangıcında göklerde ve yerde bulunan her şeyin Allah’ı tesbih ettiği belirtilir. Allah’ın mutlak hükümranlığına, ilmine ve kudretine dikkat çekilir. İnsanların Allah tarafından yaratıldığı, buna rağmen bir kısmının inkârı tercih ettiği, bir kısmının ise iman ettiği ifade edilir. Allah’ın insanların yaptıklarını eksiksiz bildiği vurgulanır.
Teğâbun Suresi’nde geçmiş ümmetlerin inkârları ve bunun sonuçları hatırlatılır. Peygamberleri yalanlayan toplumların dünyada cezaya uğradıkları, ahirette ise daha büyük bir azapla karşılaşacakları bildirilir. İnkârcıların öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia etmeleri reddedilir ve bütün insanların Allah’ın huzurunda toplanacağı kesin bir gerçek olarak açıklanır.
Surede kıyamet günü üzerinde özellikle durulur. O gün iman edip salih amel işleyenlerin günahlarının bağışlanacağı ve cennetlere yerleştirileceği müjdelenirken, inkâr edenlerin ise cehennemle karşılaşacakları belirtilir. Bu nedenle insanlara ahiret hayatını unutmamaları öğütlenir.
Teğâbun Suresi’nde aile hayatına ilişkin önemli uyarılar da yer alır. Eşlerin ve çocukların bazen insanı Allah’ın yolundan alıkoyabilecek bir imtihan sebebi olabileceği belirtilir. Bununla birlikte müminlere affedici, hoşgörülü ve bağışlayıcı olmaları tavsiye edilir.
Surenin son bölümünde Allah’a itaat etmek, O’ndan gereği gibi sakınmak ve imkân ölçüsünde sorumlulukları yerine getirmek emredilir. Müminler infaka teşvik edilir ve Allah yolunda harcanan malın kat kat karşılık bulacağı bildirilir. Allah’ın her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olduğu hatırlatılarak sure sona erer.
Genel olarak Teğâbun Suresi, Allah’ın mutlak hâkimiyetini ve ilmini vurgulayan, kıyamet gününde gerçek kazanç ve kaybın ortaya çıkacağını hatırlatan, müminleri iman, itaat, infak ve ahiret bilincine çağıran, aile hayatındaki imtihanlara karşı da dikkatli olmayı öğreten önemli bir suredir.