"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Yakub b. el-Leys’in Nişabur’a Girişi

Yakub b. el-Leys’in Herat’a gittiği, ardından Nişabur’a yöneldiği rivayet edilir. Şehre yaklaşırken ve içeri girmeyi amaçlarken Muhammed b. Tahir ona haber göndererek kendisini kabul etmesini istedi; ancak Yakub bunu kabul etmedi.

Bunun üzerine Muhammed, akrabalarından bazılarını Yakub nezdinde aracı olmaları için gönderdi. Bunun ardından, Şevval ayının 4’ü akşamı (3 Ağustos 873), Yakub şehre girdi ve Diyudibidh adı verilen bir banliyöde konakladı.

Muhammed b. Tahir, Yakub’la görüşmek üzere onun çadırına çıktı. Orada Yakub tarafından sıkı bir şekilde sorgulandı. Daha sonra Yakub, görevlerini ihmal ettiği gerekçesiyle Muhammed’i azarlayıp kınadı. Ardından Uzeyz b. es-Serî’yi kendi temsilcisi olarak atadı ve Muhammed b. Tahir’i görevden alarak Nişabur valiliğine onu getirdi.

Muhammed b. Tahir ve akrabaları hapsedildi. Bu haber merkezi yönetime ulaşınca, derhal Hatim b. Zeyrak b. Salim’i Yakub’a gönderdiler.

Zilkade ayının 20’sinde (17 Eylül 873), merkezi yönetim Yakub’un mektuplarını aldı. Rivayete göre, Ca‘fer b. el-Mu‘temid ile Ebu Ahmed b. el-Mütevekkil, ordu komutanlarının da katıldığı bir toplantıyı Cevsâk sarayının ana salonunda gerçekleştirdi.

Yakub’un elçilerine konuşma izni verildi. Onlar, Horasan halkının durumuna dair Yakub’a ulaşan bilgileri anlattılar. Buna göre Hariciler ve eşkıyalar bölgeyi ele geçirmiş, bu da Muhammed b. Tahir’in durumunu ciddi şekilde zayıflatmıştı. Bu yüzden halk Yakub’a mektuplar yazarak kendilerine yardım etmesini istemiş, o da bu çağrıya karşılık vermişti.

Yakub henüz Nişabur’a on fersah mesafedeyken şehir halkı ona gelmiş, şehri teslim etmiş ve onun içeri girmesine izin vermişti.

Bunun üzerine Ebu Ahmed b. el-Mütevekkil ile Ubeydullah b. Yahya, elçilere şöyle dediler:

“Müminlerin Emiri, Yakub’un yaptığını onaylayamaz. Bu sebeple ona kendi vilayetindeki görevlerine dönmesini emretmektedir. Emir olmaksızın yaptığı bu iş için bir mazereti yoktur; bu yüzden geri dönmelidir. Eğer dönerse bir vali gibi davranmış olur; dönmezse isyancı muamelesi görecektir.”

Yakub’un elçileri geri gönderildi. Gitmeden önce her birine üç parçadan oluşan birer hil‘at (şeref elbisesi) verildi.

Elçiler yanlarında mızrak ucuna geçirilmiş bir baş getirmişlerdi. Üzerindeki yazı şöyleydi:

“Bu, Allah’ın düşmanı olan ve otuz yıl boyunca Herat’ta haksız yere halifelik iddiasında bulunan Haricî Abdurrahman’ın başıdır. Onu Yakub b. el-Leys öldürdü.”

Bu yıl hac emirliğini, Burayh lakabıyla bilinen İbrahim b. Muhammed b. İsmail b. Ca‘fer b. Süleyman b. Ali b. Abdullah b. Abbas yürüttü.

https://kutsalayet.de/musa-b-buganin-komutanlarinin-zence-karsi-durumu/,https://kutsalayet.de/taberistandaki-savas/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız