Ebû’l-Khalbâb şöyle nakletmiştir: Ca‘fer b. Yahyâ b. Hâlid, bir gece hikâye meclisinde bana şu bilgiyi aktardı:
Bugün er-Reşîd, Yahyâ b. Abdullah b. Hasan’ı huzuruna çağırdı. O sırada yanında kadı Ebû’l-Bahtârî ile fakih Muhammed b. el-Hasan da bulunuyordu. Bu Muhammed, Ebû Yûsuf’un talebesiydi.
Er-Reşîd, Yahyâ’ya daha önce vermiş olduğu eman belgesini ortaya çıkardı ve Muhammed b. el-Hasan’a şöyle sordu:
“Bu eman hakkında ne diyorsun, geçerli midir?”
Muhammed b. el-Hasan, “Geçerlidir” dedi.
Bunun üzerine er-Reşîd onunla bu konuda tartışmaya ve münakaşa etmeye başladı. Muhammed b. el-Hasan ona şöyle dedi:
“Bu eman hakkında ne yapmak istiyorsun? Eğer bu kişi savaşsa, sonra da savaşı bıraksa bile yine eman hakkına sahip olur.”
Bu sözlerinden dolayı er-Reşîd, Muhammed b. el-Hasan’a karşı öfkesini belli etti.
Ardından eman belgesini incelemesi için Ebû’l-Bahtârî’ye verdi. Ebû’l-Bahtârî şöyle dedi:
“Bu belge şu ve şu sebeplerle geçersizdir.”
Bunun üzerine er-Reşîd ona şöyle dedi:
“Sen kadıların başısın ve bu konuda en bilgili olan sensin.”
Ardından eman belgesini yırttı ve Ebû’l-Bahtârî de onun üzerine tükürdü.