Bu yılda Hişam b. Abdülmelik, Eşras b. Abdullah es-Sülemî’yi Horasan valisi olarak tayin etti.
Ali b. Muhammed’in rivayetine göre —Ebû ed-Duhayl el-Adavî, Muhammed b. Hamza, Tarkhan ve Muhammed b. es-Salt es-Sekafî’den naklen— Hişam, Esed b. Abdullah’ı Horasan’dan azletti ve yerine Eşras b. Abdullah es-Sülemî’yi vali olarak tayin etti. Ona, Hâlid b. Abdullah el-Kasrî ile yazışmasını emretti.
Eşras faziletli ve iyiliksever biriydi. Horasanlılar, onlara karşı iyi davranışı sebebiyle ona “Kâmil (Mükemmel)” derlerdi. Böylece Horasan’a gitti. Oraya vardığında halk gelişinden dolayı sevinç duydu.
Güvenlik kuvvetlerinin başına Ümeyre Ebû Ümeyye el-Yeşkürî’yi getirdi, sonra onu görevden alarak yerine es-Simt’i tayin etti. Merv kadılığını, bu işten anlamayan Ebû el-Mübârek el-Kindî’ye verdi. Bunun üzerine Eşras, Mukatil b. Hayyan ile istişare etti. Mukatil ona Muhammed b. Zeyd’i tayin etmesini tavsiye etti. Eşras da kadılığı ona verdi. Muhammed b. Zeyd, Eşras görevden alınana kadar kadı olarak kaldı.
Eşras ayrıca seyyar sınır kuvvetini kuran ilk kişidir. Bu kuvvetin başına Abdülmelik b. Dihter el-Bihilî’yi getirdi. Eşras, büyük küçük bütün işleri bizzat kendisi yönetirdi.
Eşras Horasan’a geldiğinde halk sevinçten “Allahu ekber!” diye bağırdı. İçlerinden biri şöyle dedi:
“Rahman, Süleym kabilesinden imamları kendilerine geldiği gün,
Bir halkın ‘Allahu ekber!’ diye haykırışını işitti.
Bir hidayet imamı ki onunla düzenleri güçlendi,
Zayıf, iliği kurumuş bir topluluk idiler.”
Eşras geldiğinde bir eşeğe binmişti. Bunun üzerine Heyyân en-Nebatî ona şöyle dedi:
“Ey emir! Horasan valisi olmak istiyorsan ata bin, dizginleri sıkı tut ve kamçıyı sürekli kullan ki ileri atılsın. Aksi halde geri dön!”
Eşras şöyle cevap verdi:
“O halde geri dönerim; çünkü ateşe atılmam ey Heyyân.”
Buna rağmen orada kaldı ve at binmeye başladı.
Ali’nin rivayetine göre Yahyâ b. Hudeyn şöyle dedi:
“Eşras gelmeden önce bir rüya gördüm. Birisi bana ‘Size kalbi katı, yardımcıları zayıf, uğursuz biri geliyor’ dedi. Korkuyla uyandım. Ertesi gece yine rüya gördüm: ‘Size kalbi katı, yardımcıları zayıf, uğursuz, halkına hain biri geliyor: Jaghr.’”
Sonra şu beyitleri söyledi:
“Komutanı Jaghr olan bir ordu helâk olur;
Kabileler ezilmeden önce bir çare var mı?
Eğer düşmanı ondan uzaklaştırabilirse kabul edilebilir,
Yoksa onlar masal anlatıcılarının hikâyeleri olurlar.”
Horasan’da Eşras’a “Jaghr” denirdi.