Bu yılda ayrıca Hubeyş b. Dulce de öldürüldü. Hişâm – Avâne b. el-Hakem’den rivayet edildiğine göre: Hubeyş b. Dulce Medine’ye kadar ulaşmıştı. Orada Abdullah b. ez-Zübeyr tarafından, Abdurrahman b. Avf’ın yeğeni Câbir b. el-Esved b. Avf görevlendirilmişti. Câbir, Hubeyş’ten kaçtı. Bunun üzerine Ömer b. Abdullah b. Ebî Rabîa’nın kardeşi olan el-Hâris b. Abdullah b. Ebî Rabîa, Basra’dan Hubeyş b. Dulce’ye karşı savaşmak üzere bir ordu gönderdi. Abdullah b. ez-Zübeyr, el-Hâris’i Basra valisi yapmıştı. Ordunun komutanı el-Hantaf b. es-Sayf et-Temîmî idi.
Hubeyş b. Dulce onların geldiğini duyunca, Medine’den çıkıp onlara karşı gitmek üzere hareket etti. Abdullah b. ez-Zübeyr de, Basra’dan gelen ve kendisine yardım etmek üzere yola çıkan el-Hantaf kumandasındaki ordu gelinceye kadar Hubeyş’i takip etmesi için Abbâs b. Sehl b. Sa‘d el-Ensârî’yi Medine’ye vali tayin etti. Abbâs hızla onların peşine düştü ve er-Rabaze’de onlara yetişti. İbn Dulce’nin adamları ona, “Onları kendi hâllerine bırak, onlarla savaşmak için acele etme” diye tavsiyede bulundular. Fakat o, “Onların mugannad’ından yemeden durmayacağım” dedi (bununla şekerli savîk’i kastediyordu). Bilinmeyen bir adamın attığı okla öldürüldü.
O gün ayrıca el-Münzir b. Kays el-Cüzâmî ve Ebû Ucab —Ebû Süfyân’ın azatlısı— da öldürüldü. O gün onunla birlikte Yûsuf b. el-Hakem ve Haccâc b. Yûsuf da bulunuyordu; bu ikisi ancak aynı deve üzerinde kaçarak kurtulabildiler. Onlardan yaklaşık beş yüz kişi Medine’deki hapishane çadırında tutuklandı. Abbâs onlara, “Hükmümü kabul edin!” dedi. Onlar da bunu kabul ettiler ve o da onların başlarını kestirdi. Hubeyş’in ordusundan kaçanlar Suriye’ye döndüler.
Ahmed b. Züheyr – Ali b. Muhammed’e göre: er-Rabaze günü Hubeyş b. Dulce’yi öldüren kişi Yezîd b. Siyâh el-Usvârî idi. Ona bir ok atarak öldürdü. Medine’ye girdiklerinde Yezîd b. Siyâh gri bir kısrak üzerinde oturuyor ve beyaz elbiseler giyiyordu; fakat insanların ona sürdükleri şeyler ve üzerine döktükleri kokular sebebiyle, gördüğüm üzere, elbiseleri kısa sürede siyaha döndü.