Ebû Ca‘fer (Taberî): Allah, “Fitne kalmayıncaya ve din bütünüyle Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın” ayetini indirerek Allah’ın Elçisi’ne savaş izni verdikten ve Ensar da daha önce anlatılan şartlarla ona yardım etmeyi taahhüt ettikten sonra, Allah’ın Elçisi Mekke’de yanında bulunan Müslüman ashabına hicret etmelerini, Medine’ye gitmelerini ve oradaki kardeşleri Ensar’a katılmalarını emretti. Onlara şöyle dedi:
“Allah sizin için kardeşler ve güven içinde olacağınız bir yurt hazırladı.”
Müslümanlar grup grup yola çıktılar. Allah’ın Elçisi ise Mekke’de kaldı; Rabbinden Mekke’den çıkıp Medine’ye gitmesine izin verilmesini bekliyordu.
Allah’ın Elçisi’nin ashabından Medine’ye ilk hicret eden kişi Kureyş’ten, Benû Mahzûm’dan idi: Ebû Seleme b. Abdülesed b. Hilâl b. Abdullah b. Ömer b. Mahzûm. O, Akabe ehlinin Allah’ın Elçisi’ne biat etmesinden bir yıl önce Medine’ye hicret etmişti. Habeşistan’dan Mekke’ye dönmüştü. Kureyş ona eziyet edince ve Ensar’dan bazılarının İslam’ı kabul ettiğini işitince, hicret eden biri olarak Medine’ye gitti.
Ebû Seleme’den sonra Medine’ye giden muhacirlerin ilki, Benû Adî b. Kâ‘b’ın müttefiki olan Âmir b. Rebîa idi; yanında eşi Leylâ bint Ebî Hasme b. Gânim b. Abdullah b. Avf b. Âbid b. Avc b. Adî b. Kâ‘b vardı. Ondan sonra Abdullah b. Cahş b. Riâb ve Ebû Ahmed b. Cahş hicret ettiler. Ebû Ahmed kördü; Mekke’nin hem yüksek hem alçak yerlerinde rehbersiz dolaşırdı.
Bundan sonra Allah’ın Elçisi’nin ashabı Medine’ye peş peşe gruplar halinde gittiler. Allah’ın Elçisi ise, ashabı hicret ettikten sonra da Mekke’de kaldı; hicret için izin verilmesini bekliyordu. Muhacirlerden Mekke’de onunla birlikte kimse kalmamıştı; yalnızca aileleri tarafından yakalanıp hapsedilenler veya dinden döndürülmüş olanlar kalmıştı. İki istisna vardı: Ali b. Ebî Tâlib ve Ebû Bekir b. Ebî Kuhâfe.
Ebû Bekir sık sık Allah’ın Elçisi’nden hicret izni isterdi. Allah’ın Elçisi ona:
“Bunu yapma; belki Allah sana bir yol arkadaşı hazırlar,” derdi.
Ebû Bekir, o yol arkadaşının Allah’ın Elçisi olmasını umuyordu.