De ki: “Allah’ın fazlıyla ve rahmetiyle, işte bununla sevinsinler. Bu, onların topladıklarından daha hayırlıdır.”
Diyanet Vakfı
De ki: Ancak Allahın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.
Kurtubi Tefsiri
De ki: “Allah’ın lütfu ve rahmetiyle ve yalnız bunlar ile sevinsinler. Bu, onların topladıklarından daha hayırlıdır.”
“De ki: Allah’ın lütfü ve rahmetiyle…” Ebû Said el-Hudrî ve İbn Abbâs (radıyallahü anhüma) derler ki: Allah’ın lütfü Kur’ân’ı Kerîm’dir, rahmeti ise İslâm’dır. Yine onlardan gelen rivâyete göre, Allah’ın lütfü Kur’ân-ı Kerîm, rahmeti ise, sizi Kur’ân ehlinden kılmış olmasıdır, demişlerdir.
el-Hasen, ed-Dahhâk, Mücahid ve Katade derler ki: Allah’ın lütfü îman , rahmeti Kur’ân-ı Kerîmdir. Yani, birinci görüşün tam aksini ifade etmişlerdir. Bundan başka açıklamalar da yapılmıştır.
“Ve yalnız bunlar ile sevinsinler.” Bu da lütuf ve rahmete işarettir. Araplar, işaret zamirini hem tekil, hem ikil, hem de çoğul için kullanırlar. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den ise, “Yalnız bununla sevininiz” diye “te” ile okuduğu da rivâyet edilmiştir. Bu ise, Yezid b. el-Ka’kâ’, Yakub ve diğerlerinin kıraatidir. Hadîs-i şerîfte “(namazda) saflardaki yerlerinizi alınız” “Ebû Hüreyre’den: Resûlüllah için (namazı kıldırsın diye) namaza kamet getirilir, insanlar da saflarda yerlerini alırlardı.” (Müslim, Mesâcid 159). denilmektedir.
“Sevinç (ferah),” sevilen şeyin İdrâk edilmesi dolayısıyla kalpteki bir lezzettir. Bazı yerlerde sevinç, yerilmiş bulunmaktadır. Yüce Allah’ın şu âyetinde olduğu gibi:
“Sevinme (şımarma), çünkü Allah sevinenleri (şımaranları) sevmez” (el-Kasas, 28/76);
“Çünkü o, sevinendir (şımarandır), böbürlenendir.” (Hûd, 11/10) Ancak burada “sevinen” kelimesi mutlak olarak zikredilmiştir. “Sevinç” eğer bir kayıt ile beraber zikredilirse bu yermek kastıyla kullanılmış olmaz. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Allah’ın lütfundan kendilerine verdiğiyle hepsi de sevinç içindedirler,” (Âl-i İmrân, 3/170) Burada da şanı yüce Allah:
“Yalnız bunlar ile sevinsinler” diye buyurmaktadır. Yani, Kur’ân ve İslâm ile sevinsinler, diyerek bir kayıt getirmektedir. Harun dedi ki: Ubeyy’in kıraati; “Yalnız bunlarla sevininiz” şeklindedir. Ebû Dâvûd, el-Hurüf 12, 13.
en-Nehhâs der ki: Emir yapma yolu, bunun “lâm” ile olmasıdır. Tıpkı nehiy ile beraber bir nehiy harfi bulunduğu gibi, emirle birlikte de böylelikle cezm edici bir harf bulunmuş olur. Ancak Araplar, muhataba hitap etmekle yetinerek, muhataba emir verdiklerinde bu emir harfini hazfederler. Kimi zaman bu asıl kaideye uygun olarak “lâm” harfini getirerek emir verdikleri de olur. İşte (\yjiAi\iiila): Bununla sevininiz” kıraati de bu türdendir.
“Bu, onların” dünya hayatında
“topladıklarından daha hayırlıdır.”
“Topladıkları” ile “Sevinsinler” fiillerinin ikisinde de genellikle “ye” harfi ile okunmuştur. Ancak, İbn Âmir’den, “Sevinsinler” fiilini “ye” ile, buna karşılık; “Topladığınız” fiilini ise kâfirlere hıtab olmak üzere “te” ile okuduğu rivâyet edilmiştir.
el-Hasen’den ise, birincisini “te” ile; “Topladıklan” fitlini de “ye” ile olmak üzere İbn Âmir’in tam aksi şekilde okuduğu da rivâyet edilmiştir,
Ebân Enes’ten, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle dediğini rivâyet etmektedir: “Allah kimi İslâm’a hidayet eder, ona Kur’ân’ı öğretir de sonra bu kimse fakirlikten şikayetçi olursa, Allah, huzuruna çıkacağı güne kadar fakirliği onun alnının ortasına yerleştirir.” Daha sonra Hazret-i Peygamber:
“Deki: Allah’ın lütfü ve rahmetiyle ve yalnız bunlar ile sevinsinler. Bu onların topladıklarından daha hayırlıdır” âyetini Suyûti, ed’Durru’l-Mensûr, IV, 368. okudu.