el-Muvaffak der ki: Namaza başlarken tekbir için iki ellerin kaldırılmasının müstehap olduğu hususunda ihtilaf edeni bilmiyoruz. İbn Ömer’den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i gördüm, namaza kalktığı vakit iki elini de omuzları hizasına kadar kaldırmıştı. Rüku için tekbir aldığında da böyle yapardı. Rükûdan başını kaldırdığında da bunu yapar ve: ‘Semiallahu limen hamideh (Allah kendisine hamd edeni işitti)’ der ve bunu (elleri kaldırmayı) secde de iken yapmazdı.”
Bir lafız da şöyledir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) namaza kalktığı vakit iki elini omuzları hizasına kadar kaldırırdı…” Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir.
Hadis, iki ellerinin kulak memelerine değin ya da omuzları hizasına kadar kaldırıldığından haber vermektedir. Bu da parmak uçlarının o yere kadar kaldırılmış olduğu anlamına gelmektedir. Bu şekilde haber verilmiştir; çünkü bu iki pozisyonla amel ettiği Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den bizzat rivayet edilmiştir.
Omuzları hizasına kadar kaldırma hadisi önceden geçmişti, İbn Ömer ve başkalarından nakledilmiştir. Bu, İmam Şafii ile İshak’ın da görüşüdür. Kulakları hizasına kadar kaldırmak ise Vail b. Hucr ve Malik b. Huveyris’ten gelmiş, Müslim de rivayet etmiştir. Bu görüşü ise ilim adamlarından bazıları savunmuştur.
İmam Ahmed ise birinci görüşe daha çok meyletmiştir. Bu noktada şöyle demiştir: Ben de İbn Ömer’in naklettiği “omuzlara kadar” görüşüne sahibim. Bunun yanında kulakları hizasına kadar kaldırma görüşüne sahip olmak da güzeldir. Ama ilk hadisin ravileri daha çoktur ve Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ameline daha yakındır. Diğerine de cevaz vermiştir. Zira rivayetinin sıhhati göstermektedir ki Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), kimi zaman bununla ve kimi zaman da diğeriyle amel etmiştir.
İmam da cemaat de ve tek başına kılan kimse de bu hususta (ellerini kaldırmakta) eşittir. Aynı şekilde hem farz ve hem de nafile namazlarda da bununla amel edilebilir. Çünkü gelen haber ve hadislerde bu noktada bir ayrım yapılmamıştır.
Kadına gelince, onun hakkında ise İmam Ahmed’den iki tane rivayet nakledilmiştir:
O da ellerini kaldırır. Çünkü hakkında tekbir alması meşru sayılan bir kimse, ellerini kaldırması da meşru sayılmıştır. Dolayısıyla erkekle aynı hükme dahildir. Buna göre kadın da ellerini biraz kaldırır.
Kadına meşru değildir. Çünkü böyle yapmakla kendisini bir tür belli etmiş gibi sayılacağından, bunu yapması meşru olmaz. Çünkü kadın gerek rüku, secde ve gerekse namazındaki diğer amellerde kendisini biraz gizleyerek namazını eda eder.