"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Talak lafzının tekrarı

Adam, cinsi ilişkiye girmiş olduğu karısına: “Sen boşsun, sen boşsun.” der ve bu ikinci ifadesiyle ikinci olan talakı kasdetmiş olursa, bu duruma iki talak gerçekleşir, bunda bir ihtilaf da yoktur. Ama bununla birincisinin anlaşılmasını veyahut birincisini tekit (tekrar) etmeyi kasdetmiş olursa, bir talak gerçekleşir. Eğer böyle bir niyet etmiş olmazsa, iki talak vaki olur. Bunu, Ebu Hanife ve İmam Malik söylemiştir. İmam Şafii’den gelen sahih görüş de bu yöndedir. Zira bu lafız vaki olmak içindir, gerçekleşmiş olacağını ortaya koyar. Buna dair delil ise bu lafzın aynısını öne sürmüş olduğudur. Bunu, söz konusu olan manadan çıkaran şey ise ancak tekrarı yahut anlaşılmasını kasdettiğine dair niyetidir. Öyleyse niyette bunlar yoksa, talakın icabı gereklilik oluşturur. Bu, tıpkı tahsis edecek bir ifadenin bulunmaması durumunda, genel bir konu hakkındaki amelin gereklilik oluşturmasına veyahut mukayyet hükmün olmaması durumunda, mutlak bir amelin gereklilik oluşturmasına benzemektedir.

İmam Şafii diğer görüşünde ise: Bu durumda bir tane talak gerçekleşir, demiştir. Çünkü (lafzın) tekrar etmesi, tekit ve anlaşılmasını sağlamak için olduğundan, o vakit talak vaki olur, şüpheyle ise talak vaki olmaz. (Söylenen bu lafızlar çerçevesinde) kendisiyle cinsel temas kurulmamış olan kadına gelince, bu durumda ancak bir tane talak vaki olur. İster boşamaya dair niyet etmiş olsun yahut olmasın veya peşpeşe bu sözü söylemiş olsun veya ayrı ayrı söylemiş olsun, fark etmez. Bu, Sevrl, İmam Şafii ve rey ashabının görüşüdür. Çünkü bu, cinsel temas kurulmamış olan kadın hakkında bir ayrılma gerekçesidir, öyleyse sadece bir talak vaki olmuş olur. Sanki erkeğin sözünü bölmüş gibi kabul edilir. Bir de bu boşama ile bir defa boşadığı anlaşılır, nitekim ikincisiyle bfün olmasıyla bu çelişmiş olacaktır ki, o zaman da bunun talak olarak vaki olması mümkün olmaz; çünkü (cinsel temas kurmadığı için) henüz onun karısı olmamıştır.

el-Muvaffak der ki: Zira bu, isimlerini zikrettiğimiz sahabenin görüşünü oluşturmaktadır. Onlara kendi dönemleri içerisinde ihtilaf eden çıkmamıştır, o vakit bu bir icma halini almış oldu.

İmam Malik, Evzfü ve Leys ise: O vakit bununla iki talak vaki olur, demişlerdir. Peşpeşe bunu söylemiş olması durumunda bunu üç defa söylemiş olursa, üç talak vaki olur. Çünkü peşpeşe üç talakı söylemiş olması hasebiyle bu sanki kocanın: “Sen üç talakla boşsun.” demesine benzemektedir. Eğer o: “Sen boşsun, boşsun, boşsun.” der ve “bununla tekrar etmeyi kasdettim.” diyecek olursa, bu açıklaması kabul edilir. Zira bu sözü, tekrar etmiş olduğunu ifade eder. Ama (tekrarı değil de) boşamayı kasdetmiş olursa, üç talak gerçekleşmiş olur. Bir şeye niyet etmiş olmazsa, sadece bir talak gerçekleşir. Çünkü o bu iki ifade (lafız) arasında farklılığı gerektiren bir harf telaffuz etmediğinden dolayı, bunların “farklı ifadeler” şeklinde söylendiği görüşü kabul edilemez. Eğer: “Sen boşsun ve boşsun ve boşsun.” der ve “İkincisiyle tekrar etmeyi kasdettim.” derse, bu açıklaması kabul edilmez. Çünkü bu (ikinci) kelime ile birinci kelime arasında atfı ve farklılığı gerektirecek bir harfi değiştirmiş olur ki, bu da tekrar yapmasına engel teşkil eder. Üçüncü kelimeye gelince o da lafzı olarak ikincisi gibidir. Eğer: “Bununla borcu (sorumluluğu) tekrar etmeyi kasdettim.” diyecek olursa, peki bu, hüküm konusunda kabul edilir mi? İşte bu konuda iki görüş gelmiştir.

Kendisiyle cinsel temas kurulmamış olan kadına: “Sen boşsun ve boşsun ve boşsun.” derse, üç talak gereklilik oluşturur. Çünkü bu “Sen üç talakla boşsun.” demesine benzemektedir. Bunu, İmam Malik, Evzfü ve Leys söylemiştir. Eski görüşüne göre İmam Şafii’den gelen görüşü de buna delalet etmektedir. Çünkü buradaki “ve” anlamına gelen “vav” harfi, cem gerektirir ve bunda tertip yoktur. O vakit hepsinde üç talak konumunda gelmiş olur ki, bu durumda tüm talaklar üzerinde meydana gelmiş sayılır. Mesela erkeğin: “Sen üç talakla boşsun.” yahut “Bir talakın yanında iki talakla da boşsun.” demesine benzemektedir. Bu konu, lafızların ayn ayn söylenmesi durumuyla ise ayrılır; çünkü bunların hepsinde talak vaki olmaz. Aynı şekilde bir kısım lafızları, diğer lafızlara tertip gerektirecek harfle atfedecek olursa, o zaman boşamanın vaki olma icabına göre birinci lafız, ikincisinden öncelikli olarak vaki olur. Burada ise -sözü tamamlanıncaya değin- lafız olarak telaffuz etmediği sürece birincisi vaki olmaz. Nitekim buna dair delil, bu lafza dair bir istisna, şart yahut ilhak edeceği bir sıfatı katmış olabileceğidir.

Sevri, Ebu Hanife, İmam Şafii ve Ebu Sevr ise: Bu durumda sadece bir talak vaki olur, demişlerdir. Çünkü o, ikincisinden ewel birincisini lafız sebebiyle talak vaki kılmış olacağından, o vakit -sanki arasını ayırmış gibi- başka bir talak da vaki olmaz. (Ancak) buna, geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/secim-ve-tercihi-olmadigi-halde-yeminin-bozulmasi/,https://kutsalayet.de/talaki-sarih-lafizla-soylemenin-yaninda-niyet-etmek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız