Adam: “Filan gelince sen boşsun.” der ve o da ölü olduğu halde yahut zorla (kadının yanına) getirilecek olursa, kadın boş olmaz. Çünkü o filanca adam gelmiş olmaz, o ancak getirilmiş olur. Bu, İmam Şafii’nin kavlidir. Zira amel, bu adamdan kaynaklanmaz; zira o amel failine ancak mecaz olarak nispet edilir. Söz ise mutlak olarak söylendiği vakit -imkan ölçüsüne göre hakikat anlamında icra edilir. Şayet erkek: “Yemek memleketimize geldiğinde sen boşsun.” derse, o vakit yemeğin taşınıp gelmesi durumunda kadın boş olur. Çünkü hakikat olarak bu amelin erkek tarafından mevcut olması mümkün değildir, bu nedenle yemeğin memlekete taşınması onun mecazı üzere kesinleşmiş olur.
İkrah altında iken adamın kendisi (kadının yanına) gelecek olursa, o takdirde: Yemini bozmuş olmaz, denilmiştir. Bu, Şafii ashabından gelen iki görüşten birisini oluşturmaktadır. Zira bu ikrah sebebiyle meydana geldiğinden, seçim ve tercihi de ortadan kalkar. Bunun yanında; Yemini bozmuş olur da denilmiştir. Bu ise İmam Ahmed’den nakledilmiştir. Çünkü amel, o adamdan hakikaten meydana gelmiş ve ona nispet edilmiştir. Bu ise mutlak olarak söylediğinde söz konusu olur. Eğer niyet etmiş olursa, o niyete göre sözü yorumlanır ve o niyeti üzere de kayıt altına alınır.