İbnu’l Munzir der ki: Kendisinden ilim hıfzettiğimiz her bir ilim adamı, yolcu bir kimsenin yanında su olup da abdest alması durumunda suyunun bitmesi sebebiyle susuzluktan korkması halinde, kendisine içmesi için su bırakması ve teyemmüm alması noktasında icma etmişlerdir.
Su vermediği takdirde arkadaşının dostluğundan endişe eder ya da hayvanlarının telef olmasından dolayı korkacak olursa, bu da tıpkı kendi canı hakkında korkması gibidir.
Birtakım susuz kimseler görse ve yok olmalarından endişe etse, onları da sulaması ve kendisi için teyemmüm alması gerekli olur. Çünkü insanoğlunun hürmeti (değeri) namazdan önce gelir. Zira namazda olduğu halde yanmak üzere yahut boğulmak üzere olan bir kimseyi görmesiyle namazını bozabilmesi, buna delil teşkil etmektedir.