Mezhebimize göre teyemmüm, vaktin çıkması ve girmesi sebebiyle bozulur. İki vakit içinde iki namazı bu teyemmüm ile kılmak caiz değildir. Bu, İmam Malik, İmam Şafii, Leys ve İshak’ın görüşüdür. Çünkü bu, zaruri bir temizlik olduğundan istihazeli kadın örneğindeki gibi vakitle kayıtlanmıştır.
İmam Ahmed’den nakledildiği üzere bu durum, suyu bulana ya da abdestini bozana kadar abdest konumunda sayılır. Bu ise Sevri ve Rey ashabının kabul ettiği görüştür. Çünkü bu minvalde Ebu Zerr hadisi bulunmaktadır: “On sene dahi su bulunmasa temiz toprak bir Müslümanın abdest suyudur.”
Namazın bu durumda kılınabileceğinin mübah oluşu noktasında bunun, abdest konusuna benzediği ve bu nedenle de tüm ahkam konularında eşit yapmanın gerekli olmadığı şeklinde cevap verilmiştir.
Birinci görüşe göre —ki Hanbeli mezhebimizin görüşü de bu yöndedir— kişi farz namazları kılmak için teyemmüme niyet etse, bu durumda dilediği namazı kılması mümkündür. Mukim iken namazını kılar, iki namazın arasını cem eder, geçmiş namazları kaza eder ve farz namazdan hem önce hem de sonra nafileler de kılabilir.
İmam Malik ve İmam Şafii ise; bu teyemmüm ile iki farz namazı kılamaz, demişlerdir. İmam Ahmed’den rivayete göre, bu kişi teyemmüm ile sadece bir vakit farz namazı kılabilir, sonra diğer namaz için tekrar teyemmüm eder, demiştir. Tüm bunlar su ile abdest almada olduğu gibi teyemmüm oluşu gerekçesine matuftur yahut da su ile abdest almak gibi değil de zaruret temizliği gibi olmasından kaynaklanmaktadır.