Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşmamışlardı. Yine de peygamberlerimi yalanladılar. Peki, benim azabım nasıl oldu?
Diyanet Vakfı
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) inkar etmişlerdi. Bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdi. (Böyle iken), peygamberimi yalanladılar; ama benim karşılık olarak verdiğim nasıl olmuştu!
Kurtubi Tefsiri
Bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hem bunlar onlara verdiğimizin onda birine bile ulaşmamışlardır. Fakat yine de peygamberlerimi yalanladılar. Ya Benim azabım nasılmış?
Daha sonra yüce Allah, onları yalanlamaları dolayısıyla hak olan şu buyruklarıyla şöylece tehdit etmektedir:
“Bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı.” Yani yakalayış itibariyle bunlardan daha çetin olan, malları, evlatları daha çok, geçimleri daha bol olan bunlardan önce gelen birtakım kavimler de yalanlamışlardı. Ben onları da helâk ettim. Semûd ve Âd gibi.
“Hem bunlar”, Mekkeliler,
“onlara” o geçmiş ümmetlere
“verdiğimizin onda birine bile ulaşmamışlardır.” Âyette geçen: ile
“Onda bir” aynı şeydir, iki ayrı söyleyiştir. ‘in “onda birin, onda biri” olduğu da söylenmiştir. el-Cevherî dedi ki: Bir şeyin “mi’şar”ı onun onda biri demektir. Araplar bu şekildeki bir kullanımı sadece öşür (onda bir) hakkında kullanırlar.
Bir açıklamaya göre, onlardan önce gelmiş olanlar bizim kendilerine verdiğimizin şükrünün onda birini dahi yerine getirememişlerdir, demektir. Bu açıklamayı en-Nekkaş nakletmiştir. Bir diğer açıklama da şöyledir: Yüce Allah’ın kendilerinden öncekilere verdikleri, bunlara vermiş olduğu ilim, beyan, belge ve delilin onda biri değildir. İbn Abbâs da şöyle demiştir: Onun ümmetinden daha bilgili bir ümmet, O’nun kitabından daha açık hiçbir kitab yoktur.
Bir açıklama da şöyledir: Mi’şar, aşirin onda biri. aşir ise onda birin onda biridir. Bu durumda mi’şar, binde bir demektir.
el-Maverdî der ki: Daha kuvvetli görülen görüş budur, çünkü bundan maksat azlıkta mübalağalı bir ifadedir.
“Fakat yine de peygamberlerimi yalanladılar. Ya Benim azabım” geçmiş ümmetleri cezalandırışım
“nasılmış?” Bu ifadede hazfedilmiş lâfızlar vardır ki, takdiri şöyledir: Biz onları helâk ettik, Benim azablandırışım nasılmış?