İçlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar. Kâfirler dediler ki: “Bu, bir sihirbaz, büyük bir yalancı.”
Diyanet Vakfı
4, 5. Aralarından kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kafirler: Bu pek yalancı bir sihirbazdır! Tanrıları, tek tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir! dediler.
Kurtubi Tefsiri
Kendilerinden bir korkutucu geldi diye hayret ettiler ve kâfirler: “Bu bir büyücü, bir yalancıdır” dediler.
“Kendilerinden bir korkutucu geldi diye hayret ettiler” âyetinde yer alan: ” diye” lâfzı nasb mahallindedir, “… geldiğinden ötürü” anlamındadır. Bunun daha önceki
“büyüklük taslamakta ve muhalefet etmektedirler” (Sad, 38/2) âyetine muttasıl olduğu da söylenmiştir. Yani büyüklük taslamakta, muhalefet etmekte ve hayret etmektedirler. “Nice nesiller helâk ettik” âyeti ise bir ara cümlesidir.
Hayır, bu âyetin bir söz başlangıcı olduğu da söylenmiştir. Onlar cahilliklerinden ötürü kendilerinden bir korkutucu geldi diye hayret ettiklerini açığa vurdular, anlamındadır.
“Ve kâfirler: Bu” kendisi ile insanları aldattığı, allı pullu sözler söyleyen, bir diğer açıklamaya göre büyüsüyle babayı evladından, kocayı karısından ayıran
“bir büyücü” peygamberlik iddiasında da
“bir yalancıdır, dediler.”