"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ricat Sonrası İla Süresinin Yeniden Başlaması

Hakim, eğer nikahı feshederse, kocanın dönmesi için artık yeni bir nikah kıyması gerekmektedir. Bu, onun talak sayılarından bir şeyi eksiltmiş olmaz; çünkü bu talak değildir. Ama koca yahut hakim üç talakla boşamış olurlarsa, o vakit ikinci bir kocadan, cinsel temastan ve yeni bir nikah kıymadan karısı kendisine helal olmaz.

Üçten az olmak üzere adam karısını boşar ve iddet dönemi içerisinde ona ricat edecek olursa, o takdirde ila süresi talakla kopukluğa uğrar ve bu süreden olmak üzere ricat öncesini erkek hesaplamak durumunda kalmaz. Çünkü yemin olmadığı halde bu ricat erkekten dolayı mümteni olmuş olur; dolayısıyla da bu süre kopukluğa uğramış sayılır, sanki bu talak bfün talakmış gibi kabul edilir. Eğer erkek karısına ricat ederse, bu ricatından olmak üzere süre baştan/yeniden başlar. Buna göre kalan süre dört aydan az olursa, ila sakıt olur. Kalan süre daha fazla olursa, adamı dört ay bekletir sonra tevakkuf ettirip, ya geri dönmesini veyahut boşamasını söyleriz. Sonra onun buradaki hükmü, ilk beklemedeki hükmü gibi kabul edilir. İkincisinde de durum böyledir, eğer boşar ve sayı üçe tamamlanırsa, kadın kocasına haram olur. Bu, Şafii mezhebine ait görüştür.

İbn Hamid’in mezhebine göre, koca eğer boşarsa, boşadığı vakitten olmak üzere diğer akabinde gelen süre baştan başlar. Şayet talak iddeti bitmeden ewel dört ay tamamlanırsa, ikincisi tevakkuf eder. O vakit erkek karısına geri döner, aksi halde kadını boşaması emredilir. Buna benzer görüş İmam Malik ve Ebu Sevr’in mezhebini de oluşturur. İla süresinden ewel iddet biterse, kadın bfün olur ve ila kopukluğa uğrar. İla süresinden ewel iddet döneminde kadına ricat etmek isterse, o zaman talaktan başlamak üzere dört ay sürenin tamamlanmasına kadar bekler.

Koca eğer karısından bfün olursa, o halde ila süresi kopukluğa uğramış olur. el-Muvaffak der ki: Bildiğimiz kadarıyla bunda bir ihtilaf yoktur. İster fesih sebebiyle, üç talakla, hu!’ veya ric’i talaktan olan iddetin bitmesi şekliyle olsun, fark etmez. Çünkü kadın erkek için bir yabancı durumunda sayılmış olur, artık ona ait nikah hükümlerinden bir şeye hak sahibi değildir. Eğer ona döner ve evlenecek olursa, kadınla evlendiği zaman diliminden olmak üzere ila hükmü avdet eder ve o anda müddet baştan başlar. Bu, İmam Malik’in kavlidir. Zira o, karısıyla nikah halinde iken, yemin etmesi sebebiyle karısıyla cima etmekten mümteni konumda sayılmış olacağından, erkek hakkında ila hükmü sabit olur, tıpkı karısını boşamış gibi kabul edilir.

Ebu Hanife der ki: Talak eğer üçten az olur da sonra kadının iddeti bitene değin erkek kendisini terk etmiş olursa, bundan sonra onunla evlilik yapması halinde, ila avdet eder. Talak sayıları gerçekleşmiş olursa, ila avdet etmez. Çünkü birinci nikahın hükmü tam anlamıyla ortadan kalkmış olur.

Şafii ashabı ise şöyle demiştir: Ona (İmam Şafii) ait görüşlerden üç kavlin olduğu çıkmaktadır: İki görüşü iki mezheple aynıdır. Üçüncü ise hiçbir durumda ila’nın avdet etmeyeceği görüşüdür. Bu, aynı zamanda İbn Munzir’in de kavlidir. Zira o zaman öyle bir hale gelmiş olurdu ki, eğer karısından dolayı ila yapmış olsaydı bu ilası geçerli olmazdı. O vakit de ila hükmü geçersiz olurdu ve sanki üç talakla boşanmış kadın gibi değerlendirilirdi.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hakimin-kocayi-bosamasi-konusu/,https://kutsalayet.de/yemin-etmeksizin-cimayi-terk-etmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız