Muhammed b. el-Müsennâ–İbn Ebî Adî–Abdurrahman (el-Mes‘ûdî)–Amr b. Murre–Ebû Ubeyde–Ebû Mûsâ el-Eş‘arî:
Allah’ın Elçisi bize kendisini çeşitli isimlerle tanıttı. Şöyle dediğini hatırlıyoruz: “Ben Muhammed’im, Ahmed’im, el-Mukaffî’yim, el-Hâşir’im, tevbe ve rahmet peygamberiyim.”
Muhammed b. el-Müsennâ–Ebû Dâvûd–İbrâhim (İbn Sa‘d)–ez-Zührî–Muhammed b. Cübeyr b. Mut‘im–babası:
Allah’ın Elçisi bana dedi ki: “Benim birkaç ismim vardır. Ben Muhammed’im, Ahmed’im, el-Âkıb’ım ve el-Mâhî’yim.” Zührî der ki: el-Âkıb, kendisinden sonra kimse gelmeyen demektir; el-Mâhî ise Allah’ın onun vasıtasıyla küfrü sileceği kimsedir.
İbn el-Müsennâ–Yezîd b. Hârûn–Süfyân b. Hüseyin–ez-Zührî–Muhammed b. Cübeyr b. Mut‘im–babası:
Allah’ın Elçisi şöyle dedi: “Ben Muhammed’im, Ahmed’im, el-Mâhî’yim, el-Âkıb’ım ve el-Hâşir’im; insanlar onun ayakları dibinde toplanacaktır.”
Yezîd der ki: Süfyân’a el-Âkıb’ın ne demek olduğunu sordum; o da son peygamber demektir, dedi.