Tarafların o meclisten ayrılmalarıyla alışveriş bağlayıcı olur. Çünkü söz konusu hadis, buna delalet etmektedir. Bunun yanında ayrılmadan sonra da bu akdin bağlayıcılığında da ihtilaf yoktur. “Ayrılma” konusunda muteber olup gözetilecek durum, insanların ayrılmak olarak kabul ettikleri örf ve adetleridir. Çünkü şari (hüküm koyan Allah’u Teala) buna dair bir hüküm buyurmuş, ancak onu açıklamamıştır. Bu da gösteriyor ki bununla -tıpkı malın kabzedilip alınması ve çıkartıp verilmesi konularında insanların adetlerine bakıldığı gibi- yine insanların örf ve adetlerine bırakılmasını kasdetmiştir. Ayrılma ne zamanki meydana gelirse, akid ilzam olmuş (gerçekleşmiş) olur, ister alıcı ve satıcı alışverişi kasdetmiş olsunlar yahut olmasınlar, bilsinler yahut bilmesinler, fark etmez. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) muhayyerliği söz konusu ayrılmaya bağlı kılmıştır ve bu da meydana gelmiştir. Şayet alıcı ve satıcı mecliste durup beklemek suretiyle aralarına bir sed, perde yahut bir engel koysalar veyahut uyumuş olsalar da hep bir arada o meclis (mahallini) terketmiş olmasalar, bu durumda (yine) o meclisten ayrılmış sayılmazlar, öyleyse ne kadar uzun da sürmüş olsa her halükarda muhayyerlik devam eder; çünkü meclisten ayrılmamışlardır.
Chat
Sohbet Yükleniyor...