Rabbim! Beni, anne ve babamı, evime mümin olarak giren kimseyi, mümin erkekleri ve mümin kadınları bağışla. Zalimlerin ise yalnızca helâkini artır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Rabbi’ğfir li (Rabbim, bağışla beni) ve li-valideyye (ve anne-babamı), ve li-men dehale (ve giren kimseyi) beytiye (evime) mu’minen (mümin olarak), ve li’l-mu’minine (ve mümin erkekleri) ve’l-mu’minati (ve mümin kadınları). Ve la tezidi’z-zalimine (ve zalimlere artırma) illa tebara (helakten başka).
Mukatil Tefsiri
Nuh, kâfirler aleyhine dua ettikten sonra duasını genelleştirerek şöyle dedi: Rabbim! Beni bağışla. Annemi ve babamı da bağışla. Onlar mümindiler. Babasının adı Lamek b. Metuşelah, annesinin adı ise Heycel bint Lâmuş b. Metuşelah idi.
Ayrıca evime mümin olarak girenleri, bütün mümin erkekleri ve bütün mümin kadınları da bağışla. Zalimlerin ise yalnızca helâkini artır. Buradaki “tebâr”, azap ve helâk anlamındadır. Nitekim Allah başka bir yerde: “Onları tamamen yok ettik” (Furkân 39) buyurmuştur. Yani onları bütünüyle helâk ettik.
Bunun ardından Allah onları suda boğdu. Nuh ile birlikte gemide seksen kişi vardı; bunların kırkı erkek, kırkı kadındı. Aralarında Nuh’un üç oğlu olan Sâm, Hâm ve Yâfes de bulunuyordu. Rivayete göre Sâm’dan Araplar, Farslar, Ahvazlılar, Hire halkı, Musul halkı ve bazı diğer topluluklar; Hâm’dan Sudanlılar, Kıptîler, Endülüslüler, Berberîler, Sind ve Hint halkları; Yâfes’ten ise Türkler, Rumlar, Ye’cûc ve Me’cûc, Çinliler ve Horasan’dan Hulvân’a kadar olan bölgelerin halkları türemiştir.
Putların isimlerine gelince; Vedd, Dûmetü’l-Cendel’de Kelb kabilesinin putuydu. Suvâ’, deniz sahilinde Hüzeyl kabilesinin putuydu. Yeğûs, Murâd kabilesinden Benî Ğutayf’ın putuydu. Yeûk, Hemedân kabilesinin putuydu. Nesr ise Himyer kabilesinden Zü’l-Kelâ‘ topluluğunun putuydu. Bu putlar önce Nuh kavmi tarafından tapınılan ilahlardı; daha sonra Araplar da onlara tapmaya başladılar.
Lât, Sakîf kabilesinin; Uzzâ, Süleym, Gatafân, Ğaşm, Nasr b. Muâviye ve Sa‘d b. Bekr kabilelerinin; Menât ise Mekke ile Medine arasındaki Kudeyd mevkiinin putuydu. İsâf, Nâile ve Hübel de Mekke halkının putlarıydı. İsâf, Hacerülesved’in karşısında; Nâile, Rükn-i Yemânî’nin karşısında bulunurdu. Hübel ise Kâbe’nin içinde yer alıyordu ve boyu on sekiz arşındı.
Taberi Tefsiri
Rabbim! Beni ve anne babamı bağışla.”
Yani günahlarımı affet, kusurlarımı ört; anne ve babamın da günahlarını bağışla.
“Evime mümin olarak giren kimseyi de bağışla.”
Yani evime, mescidime veya namaz kıldığım yere mümin olarak giren kimseyi de bağışla.
Müfessirler bu ayeti bu şekilde açıklamışlardır.
Dahhâk şöyle demiştir:
“Buradaki ‘evim’den maksat mescidimdir.”
“Ve mümin erkekleri ve mümin kadınları da bağışla.”
Yani senin birliğini tasdik eden bütün mümin erkekleri ve mümin kadınları bağışla.
“Zalimlerin ise yalnızca helâkini artır.”
Yani kâfirlikleri sebebiyle zalimlerin yalnızca hüsranını ve kaybını artır.
Mücahid bu ayet hakkında:
“‘Tebâr’ kelimesi hüsran demektir” demiştir.
Dolayısıyla ayetin anlamı:
“Zalimlerin yalnızca kaybını, yıkımını ve hüsranını artır.”
şeklindedir.
Ma‘mer’in, A‘meş’ten, onun da Mücahid’den rivayet ettiğine göre Mücahid şöyle demiştir:
“Onlar Nuh’u döverlerdi, hatta bayılırdı. Kendine geldiğinde ise: ‘Rabbim! Kavmimi bağışla; çünkü onlar bilmiyorlar’ derdi.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…