"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Nisa 13

İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. Orada ebedî kalırlar. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Tilke (işte bunlar) hudûdullâh (Allah’ın sınırlarıdır) ve men (kim) yutı’ (itaat ederse) llâhe (Allah’a) ve rasûlehu (ve elçisine) yudhilhu (onu koyar) cennâtin (cennetlere) tecrî (akar) min tahtihâ (altından) el-enhâr (ırmaklar) hâlidîne (içinde kalıcı olarak) fîhâ (orada) ve zâlike (işte bu) el-fevzu (kurtuluşun) el-azîm (büyüğüdür)

Mukatil Tefsiri
“Bunlar Allah’ın sınırlarıdır” buyruğu, bu miras taksiminin Allah tarafından farz kılınmış bir hüküm olduğunu ifade etmektedir. “Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse” yani mirasın paylaştırılması hususunda Allah’a ve Resulüne itaat ederse, “onu içlerinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar.” Orada ölmezler. “İşte büyük kurtuluş budur” buyruğundaki büyük kurtuluş ise bu sevaptır.

Taberi Tefsiri
Ebu Cafer der ki: Tefsir âlimleri, “İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır” sözünün yorumunda ihtilaf etmişlerdir. Bazıları şöyle demiştir: Bununla Allah’ın şartları kastedilmiştir.

Bunu söyleyenlerden gelen rivayet şudur: Muhammed b. Hüseyin bize rivayet etti, dedi ki: Ahmed b. Mufaddal bize rivayet etti, dedi ki: Esbât, Süddî’den rivayet etti. Süddî, “İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır” ayeti hakkında şöyle dedi: Allah’ın şartlarıdır.

Başkaları ise şöyle demiştir: Bunun anlamı Allah’a itaattir.

Bunu söyleyenlerden gelen rivayet şudur: Müsenna bana rivayet etti, dedi ki: Ebû Salih bize rivayet etti, dedi ki: Muâviye b. Salih, Ali b. Ebî Talha’dan, o da İbn Abbas’tan rivayet etti. İbn Abbas, “İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır” ayeti hakkında şöyle dedi: Allah’a itaattir; yani Allah’ın isimlendirip belirlediği miraslardır.

Başkaları ise şöyle demiştir: Bunun anlamı Allah’ın sünneti ve emridir. Bir başka grup da şöyle demiştir: Bunun anlamı Allah’ın farzlarıdır.

Ebu Cafer der ki: Bu konuda doğruya en uygun görüş, şimdi açıklayacağımız görüştür: Her şeyin sınırı, onu başkasından ayıran şeydir. Bu yüzden evin sınırlarına ve arazilerin sınırlarına “sınırlar” denilmiştir; çünkü bunlar, sınırlandırılan şeyi başkasından ayırır. Aynı şekilde “İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır” sözünün anlamı da şudur: Rabbinizin sizin için yaptığı bu taksim, ölülerinizden hayatta kalanlarınıza bu iki ayette açıklayıp farz kıldığı paylar, Allah’ın sınırlarıdır; yani miraslarınızı paylaştırmanızda Allah’a itaat ile O’na isyan arasındaki ayrımlardır. İbn Abbas’ın söylediği de budur. Burada “Allah’a itaat” sözü zikredilmemiş, fakat muhatapların sözün anlamını bilmesiyle yetinilmiştir. Bunun doğruluğunun delili, hemen ardından gelen “Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse” sözü ve sonraki ayette gelen “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse” sözüdür.

Buna göre ayetin yorumu şudur: Ey insanlar! Rabbinizin ölülerinizin mirasını aranızda paylaştırmak için belirlediği bu taksim, O’nun itaat ve isyan arasına koyduğu ayrımlardır. Bunlar, size son sınır olarak belirlenmiş hudutlardır; onları aşmayın. Allah, ölülerinizin mirasını aranızda paylaştırma konusunda size emrettiği ve sizi sakındırdığı şeylerde, itaat ehlini isyan ehlinden ayırmıştır.

Sonra Yüce Allah, her iki grup için ne hazırladığını haber vererek, itaat ehli hakkında şöyle buyurdu: “Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse” yani miras taksimi ve başka konularda Allah’ın emrettiğiyle amel eder, kendisine belirlediği sınırda durur ve bu konuda ve diğer konularda yasakladığından sakınırsa, “Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar.” Buradaki “cennetler”, ağaçlarının ve dikili bitkilerinin altından ırmaklar akan bahçeler demektir. “Orada ebedî kalırlar” yani orada sürekli kalırlar; orada ölmezler, yok olmazlar ve oradan çıkarılmazlar. “İşte bu, büyük kurtuluştur” yani Allah’ın onları anlatılan bu cennetlere sokması büyük kurtuluş, büyük başarıdır.

Bu konuda tefsir âlimleri de bizim söylediğimiz gibi açıklama yapmışlardır. Bunu söyleyenlerden gelen rivayetler şunlardır: Kasım bize rivayet etti, dedi ki: Hüseyin bize rivayet etti, dedi ki: Haccâc, İbn Cüreyc’den, o da Mücâhid’den rivayet etti. Mücâhid, “İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse…” ayeti hakkında şöyle dedi: Bu, daha önce zikredilen miraslar hakkındadır.

Beşr b. Muâz bize rivayet etti, dedi ki: Yezîd bize rivayet etti, dedi ki: Saîd, Katâde’den rivayet etti. Katâde, “İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır” ayeti hakkında şöyle dedi: Allah’ın kulları için belirlediği sınırlar ve aralarında miras ve taksim konusunda koyduğu farzlardır. O sınırlarda durun, onları aşarak başka şeylere geçmeyin.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/nisa-12/,https://kutsalayet.de/nisa-14/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız