Kim bir hata veya günah işler, sonra da onu bir suçsuzun üzerine atarsa, gerçekten büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve men (ve kim) yeksib (kazanırsa) hatîeten (bir hata) ev (ya da) ismen (bir günah) summe (sonra) yermi (atarsa) bihî (onu) berîen (suçsuz birine) fe kad (gerçekten) ihtemele (yüklenmiştir) buhtânen (bir iftira) ve ismen (ve bir günah) mubînâ (apaçık)
Mukatil Tefsiri
“Kim bir hata veya günah işler”; yani suçsuz bir kimseye iftira atarsa. “Sonra onu suçsuz bir kimseye atarsa”; burada Tu‘me’nin zırhı Ensardan Ebû Melîk’in evine atması kastedilmektedir. “Gerçekten bir iftira yüklenmiş olur”; yani suçsuz bir kimseyi işlemediği bir şeyle suçlamış olur. “Ve apaçık bir günah”; yani açık ve belli bir günah yüklenmiş olur.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah bununla şöyle buyurmaktadır: Kim bir hata işlerse —ki hata günahtır— veya bir günah işlerse —ki bu da işlenmesi helâl olmayan bir masiyettir— sonra onu suçsuz bir kimseye yüklerse, büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Allah, hata ile günahı birbirinden ayırmıştır. Çünkü hata bazen kasıt olmaksızın meydana gelebilir; günah ise ancak kasıtla işlenir. Bundan dolayı yüce Allah ikisini ayrı ayrı zikrederek şöyle buyurmuştur: Kim kasıt olmaksızın bir hata işler veya kasıtlı olarak bir günah işler, sonra da onu suçsuz bir kimseye isnat ederse; yani kendi işlediği günahı veya hatayı suçsuz bir kimseye yükler, onu onun işlemiş olduğunu söylerse, büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
“Büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.”
Yani böyle davranan kimse, işlediği bu fiille bir iftirayı, bir yalanı ve büyük bir günahı yüklenmiş olur. Bu, onun işlediği masiyeti ve günahı bilerek ve kasten işlemesinden kaynaklanan ağır bir suçtur.
Müfessirler, bu ayette geçen “suçsuz kimse”nin kim olduğu konusunda görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Bununla birlikte hepsi, suçsuz kimseye suç isnat eden kişinin daha önce zikredilen İbn Ebeyrik olduğu hususunda birleşmişlerdir.
Bazıları, burada kastedilen suçsuz kişinin Müslümanlardan Lebîd b. Sehl olduğunu söylemiştir.
Diğerleri ise bunun Zeyd b. es-Semîn adındaki bir Yahudi olduğunu söylemişlerdir. Bu görüşü nakleden rivayetler daha önce zikredilmiştir. Bu kişinin Yahudi olduğunu söyleyenler arasında İbn Sîrîn de bulunmaktadır. Ondan şu rivayet edilmiştir: “Sonra onu suçsuz bir kimseye atarsa” ayetindeki suçsuz kimse bir Yahudi idi.
“Onu suçsuz bir kimseye atarsa” ifadesi, “Bu hainin işlediği günahı, o günahtan tamamen uzak olan bir kimseye yüklemesi” anlamındadır. Buradaki zamirin yalnızca “günah”a dönmesi mümkündür. Hata ve günahın her ikisine dönmesi de mümkündür. Çünkü ifadeler farklı olsa da hepsi aynı anlama, yani işlenen fiile dönmektedir.
“Büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur” ifadesinin anlamı şudur: Bu kişi, işlediği günahı ve yaptığı kötülüğü suçsuz bir kimseye yüklemekle bir iftirayı, yani bir yalanı üstlenmiş olur. Ayrıca apaçık bir günah ve açık bir vebal yüklenmiş olur. Bu günahın apaçık olması, onun yaptığı işin mahiyetini, Rabbine karşı cüretini ve Allah’ın yasağını bilmesine rağmen ona aykırı davranmasını bilen herkes tarafından anlaşılabilecek durumda olmasındandır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…