Ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır; azından olsun çoğundan olsun, belirlenmiş bir paydır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Li’r-ricâli (erkekler için) nasîbun (bir pay vardır) mimmâ (kendinden) terake (bıraktı) el-vâlidâni (anne-baba) vel-akrabûn (ve yakınlar) ve li’n-nisâi (ve kadınlar için) nasîbun (bir pay vardır) mimmâ (kendinden) terake (bıraktı) el-vâlidâni (anne-baba) vel-akrabûn (ve yakınlar) mimmâ (ister) kalle (az olsun) minhu (ondan) ev (ya da) kesur (çok olsun) nasîben (belirlenmiş bir pay) mefrûzâ (farz kılınmış)
Mukatil Tefsiri
“Erkeklere bir pay vardır” yani mirastan bir hak vardır. “Kadınlara da bir pay vardır” yani kadınlar da mirastan pay alırlar. “Ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından” yani miras olarak bırakılan mallardan, “azından olsun çoğundan olsun” yani miras az da olsa çok da olsa, “belirlenmiş bir paydır” yani farz kılınmış, belirlenmiş bir haktır. Bu ayet Ensardan Evs b. Mâlik hakkında nazil olmuştur. Evs b. Mâlik vefat etti ve geride eşi Ümmü Kuhha el-Ensâriyye’yi ve iki kızını —bunlardan biri Safiyye idi— bıraktı. Ayrıca amcaoğulları Arfata ve Süveyd b. Hâris de vardı. Onlar, kadına ve kızlarına mirastan hiçbir şey vermediler. Çünkü cahiliye döneminde kadınlara ve küçük çocuklara miras verilmez, miras sadece yetişkin erkeklere bırakılırdı. Bunun üzerine Ümmü Kuhha kızlarıyla birlikte Peygamber’e geldi ve şöyle dedi: “Onların babası öldü; Süveyd ve Arfata onların mirastaki haklarını engelledi.” Bunun üzerine Allah, Ümmü Kuhha ve kızları hakkında bu ayeti indirdi. Böylece Ümmü Kuhha sekizde bir, kızları üçte iki aldı; geri kalan ise Süveyd ve Arfata’ya verildi.
Taberi Tefsiri
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…