İman edip salih ameller işleyenleri ise altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Orada onlar için tertemiz eşler vardır. Onları koyu ve sürekli bir gölgeye yerleştireceğiz.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Vellezîne (ve o kimseler ki) âmenû (iman ettiler) ve amilû (ve yaptılar) es-sâlihâti (salih ameller) senudhiluhum (onları sokacağız) cennâtin (cennetlere) tecrî (akar) min tahtihâ (altından) el-enhâr (ırmaklar) hâlidîne (ebedi kalıcı) fîhâ (orada) ebedâ (sonsuzca) lehum (onlar için) fîhâ (orada) ezvâcun (eşler vardır) mutahheretun (tertemiz) ve nudhiluhum (ve onları sokarız) zıllan (bir gölgeye) zalîlâ (serin ve sürekli)
Mukatil Tefsiri
Daha sonra Allah Teâlâ, müminlerin varacakları yeri haber vererek şöyle buyurmuştur:
“İman edip salih ameller işleyenler” buyruğu, Allah’a iman eden ve itaatleri yerine getiren kimseler hakkındadır.
“Onları cennetlere koyacağız” buyruğundaki cennetler, bahçeler ve bostanlar demektir.
“Altlarından ırmaklar akan” ifadesi, bu cennetlerin altından nehirlerin akacağı anlamındadır.
“Orada ebedî olarak kalacaklardır” buyruğu ise, onların orada sonsuza kadar kalacakları ve hiçbir zaman ölmeyecekleri anlamındadır.
“Onlar için orada tertemiz eşler vardır” buyruğundaki eşler, kadınlar demektir. “Tertemiz” ise hayızdan, dışkıdan, idrardan ve bütün pisliklerden arındırılmış olmaları anlamındadır.
“Onları koyu ve sürekli bir gölgeye yerleştireceğiz” buyruğundaki gölge, sarayların korunakları ve gölgelikleri demektir.
“Koyu ve sürekli gölge” ise hiçbir eksikliği, kusuru ve kesintisi bulunmayan gölge anlamındadır.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın, “İman edip salih ameller işleyenler” buyruğunun anlamı şudur: Allah’a ve elçisi Muhammed’e iman edenler, Allah’ın Muhammed’e indirdiği vahyi, İsrailoğulları Yahudilerinin ve diğer ümmetlerin yanındaki hak vahiyleri doğrulayıcı olarak tasdik edenler.
“Salih ameller işleyenler” buyruğu ise, Allah’ın kendilerine farz kıldığı görevleri yerine getiren ve Allah’ın haram kıldığı günahlardan kaçınan kimseler demektir. İşte onların amellerindeki salihlik budur.
“Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız” buyruğu, Allah’ın kıyamet günü onları cennetlere, yani bahçelere yerleştireceği anlamına gelir.
“Altlarından ırmaklar akan” buyruğu, bu cennetlerin altından nehirlerin akacağı anlamındadır.
“Orada ebedî olarak kalacaklardır” buyruğu ise, onların orada sonu ve kesintisi olmaksızın sonsuza kadar kalacaklarını ifade eder. Bu nimet onlar için sürekli ve daimidir.
“Orada onlar için eşler vardır” buyruğunun anlamı, kendileri için o cennetlerde eşler bulunacağıdır.
“Tertemiz eşler” buyruğu ise, bu eşlerin her türlü kirden ve eksiklikten arındırılmış olduklarını ifade eder. Onlar hayız, dışkı, idrar, gebelik, tükürük ve dünya kadınlarında bulunan diğer bütün eksikliklerden uzaktırlar.
Bu konuda nakledilen rivayetler daha önce geçtiği için burada tekrar edilmemiştir.
“Onları koyu ve sürekli bir gölgeye yerleştireceğiz” buyruğunun anlamı ise, onları koruyucu ve devamlı bir gölgeye sokacağız demektir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Ve uzatılmış bir gölge içinde.” (Vâkıa 30)
Bu konuda Ebû Hüreyre’den, Peygamber’den şu rivayet nakledilmiştir:
“Cennette öyle bir ağaç vardır ki, bir binekli onun gölgesinde yüz yıl yol alsa yine de onu aşamaz. O, ebediyet ağacıdır.”
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…