Allah’a iman eden ve O’na sımsıkı sarılanlara gelince, Allah onları kendisinden bir rahmet ve lütuf içine koyacak ve onları kendisine ulaştıran dosdoğru bir yola iletecektir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe emmellezine (artık o kimseler ki) amenu (iman ettiler) billahi (Allah’a) ve i’tesemu (ve sarıldılar) bihi (O’na) fe seyudhiluhum (onları sokacaktır) fi rahmetin (bir rahmete) minhu (O’ndan) ve fadlin (ve lütfa) ve yehdihim (ve onları yönlendirecektir) ileyhi (kendisine) siratan (bir yola) mustekima (dosdoğru)
Mukatil Tefsiri
Allah’a iman edenler, O’nun tek olduğuna ve hiçbir ortağının bulunmadığına inanan kimselerdir.
“O’na sımsıkı sarılanlar” ifadesi, Allah’a sığınan, O’nun korumasına giren ve O’na bağlı kalan kimseler anlamındadır.
Bu şekilde iman edip Allah’a bağlananları Allah kendi rahmetine dahil edecektir. Burada rahmet ile cennet kastedilmektedir. Ayrıca onlara cennette bol rızık ve nimetler verecektir ki ayette geçen “lütuf” bunun ifadesidir.
Allah onları kendisine ulaştıran dosdoğru yola yöneltecek, böylece onlar dünya ve ahirette kurtuluşa ereceklerdir.
Taberi Tefsiri
Allah’ı tasdik eden, O’nun birliğini kabul eden ve çeşitli din mensuplarından Muhammed’in getirdiği şeyi doğrulayanlara gelince;
“Ve O’na sımsıkı sarılanlar” buyruğu hakkında şöyle demektedir: Nebisine indirdiği apaçık nura sarılanlar. Nitekim Kâsım bize rivayet etti. Dedi ki: Hüseyin bize rivayet etti. Dedi ki: Haccâc, İbn Cüreyc’den rivayet etti. İbn Cüreyc, “Ve O’na sımsıkı sarılanlar” hakkında şöyle dedi: “Kur’an’a sarılanlar.”
“Allah onları kendisinden bir rahmet ve lütuf içine koyacaktır” buyruğu ise şu anlama gelir: Allah’ın azabından kurtaran ve sevabını gerekli kılan rahmeti, cenneti ve merhameti onlara erişecektir. Ayrıca Allah’a iman edip peygamberlerini doğrulayanlara ulaştırdığı lütuf ve faziletten onlar da pay alacaklardır.
“Ve onları kendisine ulaştıran dosdoğru bir yola iletecektir” buyruğu da şu anlama gelir: Allah, dostlarına bağışladığı lütfa ulaşmaları için onları muvaffak kılacak, kendisine itaat eden ve nimet verdiği kulların yolunu izlemelerinde onlara başarı verecek, onların izlerini takip etmelerini ve dinlerine uymalarını sağlayacaktır.
İşte bu dosdoğru yol, Allah’ın kulları için razı olduğu dinidir. O da İslam’dır.
“Dosdoğru yol” ifadesi, “kendisine” anlamındaki zamirde bulunan “hâ”dan kesilerek mansup kılınmıştır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…