Artık iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükâfatlarını eksiksiz olarak verecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını ihsan edecektir. Kulluğu kendilerine yediremeyen ve büyüklük taslayanlara gelince, Allah onları elem verici bir azap ile cezalandıracaktır. Onlar kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabileceklerdir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe emmellezine (artık o kimseler ki) amenu (iman ettiler) ve amilu (ve yaptılar) es salihati (salih ameller) fe yuveffihim (onlara tam verir) ucurehum (mükafatlarını) ve yeziduhum (ve artırır onlara) min fadlih (lütfundan) ve emmellezine (ve o kimseler ki) استنكفوا (çekindiler) ve استكبروا (ve kibirlendiler) fe yuazzibuhum (onları azaplandırır) azaben (bir azapla) elima (acı) ve la (ve bulamazlar) yecidune (bulamazlar) lehum (kendileri için) min dunillahi (Allah’tan başka) veliyyen (bir dost) ve la (ve) nasira (bir yardımcı)
Mukatil Tefsiri
Bu ayette Allah Teâlâ, müminlerin ahiretteki derecelerini ve kulluktan kaçınanların durumunu açıklamaktadır. İman edip salih ameller işleyenlere amellerinin karşılığı eksiksiz olarak verilecektir. Bununla da kalınmayacak, Allah kendi lütfundan onlara fazladan nimetler verecektir. Burada Allah’ın lütfu ile kastedilen cennettir.
Buna karşılık Allah’a kulluk etmekten kaçınan, O’nun birliğini kabul etmeyen ve ibadeti kibirlerinden dolayı terk eden kimseler ise elem verici bir azaba uğratılacaklardır. Bu azap son derece acı verici olacaktır. O gün onlar, kendilerine fayda sağlayacak bir yakın veya dost bulamayacakları gibi, Allah’ın azabını kendilerinden uzaklaştırabilecek hiçbir yardımcı da bulamayacaklardır.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah bununla şunu kastetmektedir: Allah’ın birliğini kabul eden, O’na itaatle boyun eğen, kullukla O’nun huzurunda alçalan ve salih ameller işleyen müminler, Rablerinin huzuruna vardıklarında O’na ve elçilerine iman etmiş, elçilerin Rableri katından getirdikleri emirleri yerine getirmiş ve yasakladıkları şeylerden kaçınmış olacaklardır. İşte Allah, “Onların mükâfatlarını eksiksiz verecektir” buyruğuyla, onların salih amellerinin karşılığını tam ve eksiksiz olarak vereceğini bildirmektedir.
“Lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir” buyruğunun anlamı ise şudur: Yüce Allah, onların salih amellerine karşılık vaat ettiği mükâfatın ve sevabın üzerine, miktarını kendilerine bildirmediği ve sınırını belirlemediği fazladan ihsanlarda bulunacaktır. Çünkü Allah, mümin kullarından bir iyilik getiren kimseye onun on katı sevap ve karşılık vaat etmiştir. Bu, iman ehli her amil için salih ameline karşılık belirlenmiş mükâfattır. Bunun üzerindeki artış ise Allah’ın onlara olan bir lütfudur. Her ne kadar bunların tamamı Allah’ın kullarına olan fazlı olsa da, mümin kullarına eksiksiz vereceğini vaat ettiği ve miktarını belirlediği sevap on kat karşılıktır. Bunun üzerindeki artışın ise belirli bir sınırı yoktur. Allah, kullarından dilediğine dilediği kadar fazlasını verir. Bu artışın ulaşacağı miktarın bir sınırı yoktur.
Bazıları bu artışın yedi yüz katına kadar olduğunu söylemişlerdir. Bazıları ise iki bin katına kadar olduğunu söylemişlerdir. Bu konudaki görüş ayrılıklarını daha önce açıkladığımız için burada tekrar etmeye gerek yoktur.
“Fakat kulluğu kendilerine yediremeyen ve büyüklük taslayanlara gelince” buyruğunun anlamı şudur: Allah’a kulluk etmeyi kabul etmeyi kendilerine ağır gören, O’na itaatle boyun eğmekten kaçınan, O’nun ilahlığına kulluk etmeye, rabliğini ve birliğini teslim etmeye karşı kibirlenen kimseler kastedilmektedir.
“Onları elem verici bir azap ile cezalandıracaktır” buyruğu, onları acı veren ve can yakıcı bir azapla cezalandıracağı anlamına gelir.
“Onlar kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabileceklerdir” buyruğunun anlamı ise şudur: Allah, onları bu acı verici azapla cezalandırdığı zaman, O’na kulluk etmekten kaçınan ve buna karşı kibirlenen kimseler, kendilerini Allah’ın azabından kurtaracak, onları o azaptan çekip çıkaracak hiçbir dost bulamayacaklardır.
“Ne de bir yardımcı” buyruğu da şu anlama gelir: Onlar, kendilerini Rablerinden kurtaracak, Allah’ın üzerlerine indirdiği intikamı ve cezayı gücüyle geri çevirecek hiçbir yardımcı da bulamayacaklardır. Dünyada iken başkaları onlara kötülük yapmak istediğinde onları savunan, koruyan ve yardım eden kimselerin yaptığı türden bir yardım, o gün kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…