"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Nisa 120

Şeytan onlara vaatlerde bulunur ve onları boş kuruntulara sürükler. Oysa şeytanın onlara vaat ettiği şey aldatmadan başka bir şey değildir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ye’iduhum (vaad eder onlara) ve yumenniyhim (ve onları oyalayıp umutlandırır) ve mâ (ve değildir) ye’iduhum (vaad ettiği şey) eş-şeytân (şeytanın) illâ (ancak) gurûrâ (aldatmadır)

Mukatil Tefsiri
“Şeytan onlara vaatlerde bulunur”; yani diriliş olmayacağını telkin eder. “Onları kuruntulara sürükler”; yani bâtıl şeylerle oyalar. “Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez”; yani hakikati olmayan boş şeyler vaat eder.

Taberi Tefsiri
Bu ayet, şeytanın kendisine uyanlarla olan durumunu açıklamaktadır. Yüce Allah, şeytanın dostlarına çeşitli vaatlerde bulunduğunu haber vermektedir. Şeytan onlara yardım edeceğini, onları koruyacağını, düşmanlarına karşı destek olacağını ve onları üstün kılacağını vaat eder. Bunun yanında onların kalplerini uzun emeller, boş beklentiler ve aldatıcı kuruntularla doldurur. Fakat onun bütün bu vaatleri gerçekte aldatmadan ibarettir.

Allah onun vaatlerini “gurur”, yani aldatma olarak nitelemiştir. Çünkü insanlar şeytanın dostluğunu ve vaatlerini gerçek sanırlar. Onun kendilerine yardım edeceğine, onları koruyacağına ve ihtiyaç anında yanlarında bulunacağına inanırlar. Fakat hak ortaya çıktığında ve Allah’ın hükmü gerçekleştiğinde onun bütün sözlerinin yalan olduğu anlaşılır.

Nitekim kıyamet gününde şeytan şöyle diyecektir: “Şüphesiz Allah size gerçek olan vaadi verdi. Ben de size vaatlerde bulundum fakat sözümden döndüm. Benim sizin üzerinizde hiçbir gücüm yoktu. Ben yalnızca sizi çağırdım, siz de bana uydunuz. Öyleyse beni değil kendinizi kınayın. Ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Daha önce beni Allah’a ortak koşmanızı da kabul etmiyorum.” (İbrahim 22)

Yine Bedir günü müşriklere: “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, ben de sizin koruyucunuzum.” (Enfâl 48) demişti. Fakat iki ordu karşı karşıya gelince, işin hakikati ortaya çıkınca ve Allah’ın azabının kendi taraftarlarına ineceğini görünce gerisin geri dönmüş ve: “Ben sizden uzağım. Ben sizin görmediğinizi görüyorum. Ben Allah’tan korkuyorum. Allah’ın cezası çok şiddetlidir.” (Enfâl 48) demiştir.

Böylece Allah’ın düşmanı olan şeytanın vaatleri, ona en çok ihtiyaç duydukları anda boşa çıkmıştır. Bu vaatler susuz bir kimsenin uzaktan su zannettiği serap gibi olmuştur. Nitekim Allah şöyle buyurmuştur: “Engin bir düzlükteki serap gibi; susayan onu su sanır. Nihayet ona vardığında hiçbir şey bulamaz; fakat Allah’ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür.” (Nûr 39)

İşte şeytanın dostlarına verdiği bütün sözler ve bütün temenniler böyledir. İnsan onları gerçek sanır, fakat ihtiyaç anında onların aldatma ve boş kuruntudan başka bir şey olmadığı ortaya çıkar. Bu sebeple şeytanı dost edinen kimse apaçık bir kayba uğramış olur; çünkü şeytan ne dünyada ne de ahirette ona gerçek bir fayda sağlayamaz.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/nisa-119/,https://kutsalayet.de/nisa-121/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız