Haram olan nikah iki kısımdır: Ayni olarak haram kılınan ve diğeri cem ederek (bir nikah altında toplayarak) haram kılınan. Yine tür açısından da bu konu ikiye ayrılır: Nesep yönüyle haram kılınanlar ve sebep yönüyle haram kılınanlar. Bu konunun aslı, kitap, sünnet ve icma’ya dayanır.
Yüce Allah, konu ile ilgili ayetin başından sonuna kadar şöyle buyurur: “Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, eşlerinizin anaları, kendileriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız size haram kılındı. Eğer onlarla (nikâhlanıp da) henüz birleşmemişseniz, kızlarını almanızda size bir mahzur yoktur. Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi birden almak da size haram kılındı; ancak geçen geçmiştir. Allah, çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Nisa Suresi: 23)
Ebu Hureyre’den nakledildiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Kadın, halasıyla veya teyzesiyle bir nikah altında tutulamaz.” Bu hadis hakkında Buharî ve Müslim ittifak etmiştir.
Hz. Aişe’den rivayet edildiği üzere Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Doğumdan dolayı haram olan, sütten dolayı da haram olur.” Hadis hakkında Buharî ve Müslim ittifak etmiştir. Ümmet, Yüce Allah’ın nassı ile “haram kıldığı hükümlerin” haramlığı noktasında icma etmiştir.
Nassla ifade edildiği üzere kitap’ta evlenilmesi haram olan kadınlar, on dörttür. Yedisi nesep yoluyla, ikisi rada (süt emme) ile, dördü müsahara (evlenme yoluyla meydana gelen akrabalık) yoluyla, biri de cem etmek suretiyle haram kılınanlardır.
Nesep yoluyla evlenilmesi haram olanların başında “anneler” gelir. Anneler, doğum yoluyla kendilerine evlatlarının nispet edildiği kimselerdir. İster “Seni doğuran anne” gibi hakiki manaya haiz olsun yahut -ne kadar yukarıda da çıksa- “çocuğundan doğmuş…” olsun mecaz manasıyla “anne” isminin kullanıldığı şahıstır. Kızlar ise sulbünden olmak üzere gelen kız çocuğu, oğlun kızları ve -ne kadar aşağıya da inse- kız evlatlar olup, doğum yoluyla sana (babaya) nispet edilen dişilerdir. Kız kardeşler, anne-baba bir yahut baba bir veya anne bir olmak üzere -bu üç cihetten- gelen kız kardeşlerdir. Halalar, üç cihetten olmak üzere babanın kız kardeşleridir. Baba tarafından ve anne tarafından olmak üzere dedeler tarafından gelen kız kardeşleridir. Teyzeler, üç cihetten olmak üzere annenin kız kardeşleridir ve nineler tarafından gelen kız kardeşleridir. Kardeş kızları, doğum yoluyla kendisine kardeş olarak nispet edilen tüm kadınlardır ki, o kardeşin kızıdır ve kardeş olarak hangi cihetten olursa olsun kendisiyle (evlenmesi) haramdır. Kız kardeşin kızları da böyledir.
İkinci olarak, Sebep yoluyla evlenilmesi haram olanlar ki, bunlar da iki kısımdır: Rada (süt emme) ve Müsahara (evlilik yoluyla).
Birinci kısım: Süt emme yoluyla haram olanlara gelince, nassla ifade edildiğine göre bu konuda kendisiyle evliliğin haram kılındığı iki kişi vardır: Emziren anneler. Onlar, seni emzirenlerdir ve -ne kadar yukarıya da çıksa- anneleri, nineleridir. Seni emziren annenin tüm kızları, senin annenin emzirdiği kız veyahut tek anneden senin ve kızın emdiği (bütün süt bacıların) veyahut emzirdiği halde seni ve o da -iki karısı olan bir adam gibi- tek süt adamdan olup onların da kendisinden sütü bulunmakla, ikisinden birisi seni, diğeri de o kızı emzirmiştir. İşte bu durumda o da o senin süt kız kardeşindir ve sana haram olur.
İkinci kısım: Müsahara (evlenme yoluyla meydana gelen akrabalık) yoluyla haram olanlar. İfade edildiğine göre bunlar dörttür:
Eşlerinizin anneleri. Kim, bir kadınla evlenecek olursa, sırf akdin kıyılması sebebiyle artık kadının tüm annesi tarafı nesep açısından erkeğe haram olur. Veya yakın ya da uzak süt emme sebebiyle de onlardan her birisi yine erkeğe haram olur.
Bunlar, kendileriyle cinsel temas kurulmuş eşlerden olup evlerinde bulunan üvey kızlardır. Sadece anneleriyle cinsel temas kurulduğu vakit, bunlar da haram olurlar. Bunlar ise karısının nesep açısından veya yakın ya da uzak süt emme sebebiyle mevcut olan tüm üvey kızlardır. Fakihlerin geneline göre onlar, ister evlerinde bulunsunlar yahut bulunmasınlar, fark etmez. Ancak Hz. Ömer ve Hz. Ali’den -Allah kendilerinden razı olsun- gelen bir rivayete göre, evinde bulunmamaları durumunda onlara ruhsat vermişlerdir. Bu, aynı zamanda Davud’un da görüşüdür. İbn Munzir ise: Belde alimlerinin bu görüşlerinin tersine icma ettiklerini ifade etmiştir. Ayet-i kerime’ye gelince, bu ayet, şart konumunda gelmemiştir. Üvey kızların vasfedilmiş olması ise genel durumlarını tarif ve bildirmek içindir. Dolayısıyla genel kapsamdan çıkmış olanları, söz konusu olan mefhuma katmak doğru değildir.
Oğulların helalleri (eşleri.) Sırf akit sebebiyle, nesep açısından yahut yakın olsun uzak olsun süt emme açısından oğullarının eşlerine ve kızlarının çocuklarına (kız torunlarına) da erkek haram olur.
Babanın iki eşi. Yakın olsun uzak olsun nesep yahut süt emme açısından babasının karısı da erkeğe haram olur. Bu noktada babasının karısı olmasıyla -uzak yahut yakın olan- babası tarafından ve annesi tarafından olan dedesinin karısı aynı hükme tabiidir.
Kısımlardan ikincisi ise cem ederek (bir nikah altında toplayarak) haram kılınanlardır. Kitap (Kur’an-ı Kerim)de zikredilen ayet, “iki kız kardeşi birden almak…” diye ifade edilmiştir. Onlar, ister nesep yahut süt emmeyle kardeş olsunlar, ister hür yahut cariye olsunlar, ister ana-baba bir hür veya cariye olsunlar veyahut baba bir yahut anne bir olmuş olsunlar fark etmez. Tüm bunlar, cinsel temastan önce olsun, sonra olsun hep aynı hükümde değerlendirilmektedir. Çünkü ayet-i kerimenin genel manası bunu ifade eder.