"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Müsakat akdinin neyle sahih olacağı ve mutlak olması halinde amil’e neyin gerekli olacağı konusu

Müsakat akdi, müsakat (ürünü sulama ve bakım ortaklığı) lafzıyla ve bu anlama gelecek olan diğer lafızlarla yapmak sahihtir. Mesela: “Seni (bahçem için) amele tuttum, çiftçi yaptım, bahçemde ürünler çıkıp olgunlaşana kadar çalış, bakımını yap” vb. demek bu anlamdadır. Çünkü maksat bu manayı ifade eder; dolayısıyla bunu herhangi bir lafızla icra edecek olursa, akit gerçekleşmiş olur ve –alışveriş gibi– bu da sahih olur.

Meyvenin olgunlaşması ve ziyadesi söz konusu olunca işçi, müsakat akdini mutlak olarak ilzam eder. Mesela ağacın altındaki toprağı ekip düzenler, ekimde ve ağaç sulamada kullandığı araç gereçlere bakar, suyu yeterli kadar kullanır, su kanallarını ıslah eder ve temizler, zararlı otları ve dikenleri kopartır, kurumuş dalları ihtiyaca göre keser, meyveleri tesviye eder vb. gibi işlere bakar. Mal sahibi ise malın aslını muhafaza eder; mesela bahçe duvarına set vurur, ırmakları inşa eder, kuyular kazar ve (ağaçların) aşılanması noktasındaki alım-satım (masraf) durumunu üstlenir.

Kimi ilim ehli ise başka bir ifadeyle: “Her sene tekrar edenler işçiye, her sene tekrar etmeyenler ise mal sahibine aittir.” demişlerdir. Bu, amel ve emek noktasında doğrudur, ama (ağaçların) aşılanması noktasındaki alım-satım durumu –tekrar da etse– mal sahibine ait olur; zira bu amel sayılmaz.

İhtiyaç duyulduğu vakit arazinin uzatılması ve genişletilmesine gelince bunun masrafı da mal sahibine ait olur; çünkü bu da amel ve emek sayılmaz. Bunun arazi üzerindeki ayrımına gelince bu da işçiye aittir.

İki taraf da akdi mutlak olarak yerine getirir, ama taraflardan kime neyin verileceği açıklanmamış olursa, bu durumda her ikisi için de ortaya koymuş olduğu şey vardır. Eğer bunu şart koşmuş olursa, bu bir pekiştirme sayılmış olur. Her iki taraf da karşısındaki için bir şeyi şart koşarsa, bunun hakkında el-Kadı (İyaz) ve Ebu’l Hattab: Bu, caiz olmaz, demişlerdir. Buna göre müsakat akdi fasit olur. Bu da Şafii mezhebine göredir. Çünkü bu, akdin muktezasına ters olan bir şart olacağından, onu ifsat etmiş olur. Tıpkı mudarebe ortaklığındaki amel ve emeği mal sahibine şart koşmaya benzer.

İmam Ahmed’den ise bunun sahih olacağına dair görüş rivayet edilmiştir. Çünkü bu, akdin maslahat ve faydasını zedelemeyen bir şarttır, zararı da yoktur, bu nedenle de sahihtir, tıpkı satılan eşyadaki semenin vadeyle verilmesi gibi kabul edilir. Rehin bırakılan malda ve tazminde şart koşulmuştur. Bu noktada da muhayyer bırakılmıştır ancak söz konusu her bir amelin malum olması şart koşulur ki –ameli bozacak bir anlaşmazlık ve özgüven hasıl olmamış olsun. Bunun yanında mal sahibi daha fazla bir amel ve emeğe maruz da kalmamış olsun. Çünkü işçi, amel ve emeği ile buna hak sahibi olmuştur; dolayısıyla amelin daha fazlasını icra etmemesiyle onun bu ameli, sanki bir şeyi hak etmeyen amelin yokluğu gibi sayılmış olur.

Ürünü kurutmak, hasat etmek ve ortaya çıktığında bakımını üstlenmek ise işçiye aittir. Hasat konusunda bunu İmam Ahmed ifade etmiştir. Bu, Şafii mezhebinin de görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü bunlar, amel cinsinden sayıldığından dolayı işçiye ait olur, tıpkı ürünü güneşlendirmesine benzer.

Nakledildiği üzere İmam Ahmed’in görüşünün zahirinden anlaşılan onun, ürünün kurutulmasının her iki taraf için de gerekli gördüğü şeklindedir. Bu ise Şafiilerden bazılarının kavlidir.

Muhammed b. el-Hasen der ki: İşçiye onu şart koşması durumunda müsakat akdi fasit olur; çünkü bu akdin muktezasını nefyeden bir şarttır. Kimisi ise bunun her iki taraf için de gerekli kılındığı görüşünü, meyvenin oluşmasından ve karşılıklı muamelenin sona ermesinden sonra söz konusu olacağını gerekçe göstermiştir. Bu haliyle onu evine nakletmeye benzemektedir.

Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa onların ileri sürdükleri ifadeler ürünün güneşlendirilmesi konusuyla geçersiz olur. Onu evine nakletme konusuyla da farklılık arz eder. Çünkü bu taksimattan sonra ve akdin bitimi sebebiyle meydana gelir, bu yönüyle de mahzene benzemektedir.

Şayet işçi, ürün noktasında kendilerine yardımcı olmalarına ihtiyaç duyulan kişilerin ücretini almayı şart koşacak olursa bu, sahih olmaz. Çünkü emek o işçiye aittir, öyleyse maldan kendisine verilecek bir ücreti şart koşarsa bu sahih olmaz. Bu durum, sanki işçinin ücretini kendisine şart koşmasına benzemektedir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/amil-icin-malum-bir-bolumun-sart-kosulmasi/,https://kutsalayet.de/musakat-caiz-bir-akittir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız