Gözlerin hainliğini ve göğüslerin gizlediğini bilir.
Diyanet Vakfı
Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.
Kurtubi Tefsiri
O, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediklerini bilir.
“O, gözlerin hain bakışını… bilir.” el-Müerric dedi ki: İfadede takdim ve tehir vardır. Şöyle demektir: O hain bakan gözleri bilir. İbn Abbâs dedi ki: Bu şu demektir: Kişi bir topluluk ile birlikte oturmakta iken yanlarından bir kadın geçer, o da beraberinde oturduğu kimselere farkettirmeden gizlice o kadına bakar. İşte yüce Allah bunu dahi bilir. Yine ondan gelen rivâyete göre burada kastedilen kişi kadına bakan, arkadaşları da kendisine baktığı vakit gözünü ona bakmaktan geri çeviren, onların kendisini farketmediklerini görünce, gizlice tekrar o kadına bakan, arkadaşları kendisine bakınca bakışını geri çeviren kimsedir. Yüce Allah onun keşke bu kadının avretine bakmayı dahi temenni ettiğini bile bilir.
Mücahid dedi ki:
“Gözlerin hain bakışı” Allah’ın yasakladığı şeylere gözün gizlice bakmasıdır. Katade de şöyle demiştir: Bu yüce Allah’ın sevmediği bir yerde farkettirmeden bakmaktır.
ed-Dahhak da şöyle demiştir: Bu insanın görmüş olduğu halde görmedim demesi, görmediği halde de gördüm demesidir. es-Süddî: Bu gözle yapılan işarettir, der. Süfyan ise bundan kasıt ardı arkasına bakmaktır, demiştir.
el-Ferrâ” dedi ki:
“Gözlerin hain bakışı” ikinci bakıştır.
“Kalblerin gizledikleri” ise birinci bakıştır.
Yine İbn Abbâs şöyle demiştir:
“Kalplerin gizledikleri” eğer onunla başbaşa kalacak olsa, onunla zina eder mi etmez mi, demektir.
“Kalplerin gizledikleri”nin kalplerin içlerinde sakladığı şeyler anlamına geldiği de söylenmiştir.
Abdullah b. Ebi Şerh, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’a Mekkeliler eman aldıktan ve getirilip Osman (radıyallahü anh) da onun için (radıyallahü anhsûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem-dan) eman istedikten sonra, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) uzun süre susmuş ve sonra da: “Evet (ona eman veriyorum)” demişti. Abdullah b. Ebi Şerh ayrılıp gidince Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) etrafında bulunanlara şöyle demiştir: “Susmamın tek sebebi sizden birinizin kalkıp onun boynunu vurması(nı beklemem) idi.” Ensardan bir kişi: Niye bana işaret etmedin ey Allah’ın Rasûlü? diye söyleyince, Peygamber şöyle buyurdu: “Peygamberin hain bir bakışı olmaz.” Ebû Davud, III, 59, IV, 12; Nesâî, VII, 106; Hakim, Müstedrek, III, 47; Heysemi, Mecmau’z-Zevaid, VI, 169 -ravileri sikadır kaydıyla-, Abdullah b. Ebi Şerh, önceleri Medine’de vahiy katipliği yaparken irtidad edip Mekke’ye sığınmıştı. Mekke fethi sırasında görüldükleri yerde öldürülmeleri emredilenlerdendi.