"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mümin 18

Onları yaklaşan gün ile uyar. Kalpler gırtlaklara dayanmış, sıkıntı içinde. Zalimler için ne bir dost vardır ne de sözü dinlenilen bir şefaatçi.

Diyanet Vakfı
Yaklaşan gün hususunda onları uyar! Çünkü o onda dehşet içinde yutkunurken yürekleri ağızlarına gelmiştir. Zalimlerin ne dostu ne de sözü dinlenir şefaatçısı vardır.

Kurtubi Tefsiri
Onları yaklaşan günle korkutup uyar. O vakit kalpler gam ve kederle dolu olarak gırtlaklara kadar gelip dayanacaktır. Zâlimlerin ne candan bir dostu, ne de şefaati kabul edilir bir şefaatçisi olacaktır.

“Onları yaklaşan günle korkutup, uyar” âyetindeki

“yaklaşan gün (yevmu’l-azife)” kıyâmet günü demektir. Ona bu ismin veriliş sebebi yakın oluşudur. Çünkü gelecek olan herşey yakın demektir.

“Filan kişi yaklaştı” demektir. ” Yaklaşır, yaklaşmak” anlamındadır. en-Nabiğa dedi ki:

“Artık yola koyulma zamanı yaklaştı, şu kadar var ki, bizim yük taşıyan develerimiz,

Hâlâ üzerindeki yüklerle duruyor, nerdeyse gitti, gidecek.”

Burada görüldüğü gibi bu kökten gelen fiil “yaklaştı” anlamında kullanılmıştır. Bu âyetin bir benzeri de yüce Allah’ın:

“Yakın olan (el-azife) yaklaştıkça yaklaştı (ezifet).” (en-Necm, 53/57) Bu da kıyâmet yaklaştı, demektir.

Kimileri bir misal olarak:

“Artık yola koyulma zamanı geldi, fakat yok hiçbir azığım,

Günahlardan başka; sebebi ise uğursuzluğum ve bedbahtlığım.”

okur ve derdi ki:

“O vakit kalpler gam ve kederle dolu olarak gırtlaklara kadar gelip dayanacaktır” âyetindeki: ” Gam ve kederle dolu olarak” âyeti hal olarak nasbedilmiştir ve manaya göre böyle gelmiştir. ez-Zeccâc dedi ki: Âyetin anlamı şöyledir: O gün insanların kalpleri gam ve kederlerini bastırmış oldukları halde

“gırtlaklara kadar” gelip dayanacaktır.

el-Ferrâ” ifadenin takdirinin: Onlar kederle, gamla dolu oldukları halde

“onları korkutup, uyar” anlamında olmasını uygun kabul ettiği gibi;

“kalpler”e dair bir haber olmak üzere

“gam ve kederle dolu olarak” anlamındaki lâfzın merfu gelmesini de uygun görmüş ve anlamın, o vakit onlar gam ve kederle dolu olduklarını saklamış olacaklar, şeklinde olduğunu söylemiştir.

el-Kisaî de şöyle demiştir:

“Gam ve kederle dolu olarak” âyetinin merfu gelmesi mübteda kabul edilmesine göre mümkündür. Şöyle de açıklanmıştır:

“Yaklaşan gün”den kasıt, ölümün geleceği gündür. Bu açıklamayı da Kutrub yapmıştır. Aynı şekilde

“o vakit kalpler… gırtlaklara kadar gelip dayanacaktır” âyetinde belirtilen hal de ölümün geleceği vakit ortaya çıkacaktır. Ancak birinci görüş daha kuvvetlidir.

Katade de şöyle demiştir: Kalpler korkudan dolayı gırtlaklara gelip dayanacaktır. Ne dışarı çıkabilecekler, ne de yerlerine geri dönebilecekler. Bu ise ancak kıyâmet gününde olacaktır. Yüce Allah’ın:

“Kalpleri ise bomboş olacaktır” (İbrahim, 14/43) âyetinde olduğu gibi.

Bunun tahammül edilemeyecek kadar sıkıntıların en ileri derecesini haber vermek mahiyetinde olduğu da söylenmiştir. Yüce Allah’ın:

“Yürekler de gırtlaklara varmıştı” (el-Ahzab, 33/10) âyetinde olduğu gibi.

Burada günün “el-âzife: yaklaşan”a izafe edilmesi “âzife: yaklaşan” kıyâmet günü takdirine yahutta “yaklaşan (âzife) mücadele, tartışma günü” takdirine göredir.

Kûfelilere göre ise bu, bir şeyin kendi kendisine izafe edilmesi kabilindendir. “Mescidu’l-Cami (cami mescidi)” ile “salatu’l-ûlâ (ilk namaz)” gibidir.

“Zâlimlerin ne” fayda verecek yakın ve “candan bir dostu, ne de” haklarında

“şefaati kabul edilir” kendilerine şefaat edecek

“bir şefaatçisi olacaktır.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/mumin-17/,https://kutsalayet.de/mumin-19/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız