Onun üzerinde on dokuz vardır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Aleyha (onun üzerinde) tis’ate aşer (on dokuz vardır).
Mukatil Tefsiri
Yani cehennemin görevlileri olan meleklerin sayısı on dokuzdur. Bunların başında Mâlik bulunur ve onunla birlikte on sekiz melek daha vardır. Gözleri çakan şimşek gibidir. Dişleri sığır boynuzlarına benzer. Saçları ayaklarına kadar uzanır. Ağızlarından ateş alevleri çıkar. Onlardan birinin iki omzu arasındaki mesafe yetmiş yıllık yol kadardır. Birinin avucu Rabîa ve Mudar kabilelerinin tamamını alacak kadar büyüktür. Onlardan merhamet ve şefkat tamamen çekilip alınmıştır. Son derece öfkelidirler. Onlardan biri yetmiş bin kişiyi itip sürükleyerek cehennemde dilediği yere atar. Atılan kişi cehennemin içinde kırk yıllık mesafe kadar aşağı düşer. Ateş onlara zarar vermez; çünkü onların nuru ateşin hararetinden daha güçlüdür. Eğer böyle olmasaydı bir göz kırpması kadar bile ateşin içine girmeye dayanamazlardı.
Allah “Onun üzerinde on dokuz vardır.” buyurunca Ebû Cehil b. Hişâm şöyle dedi: “Ey Kureyş topluluğu! Muhammed’in askerleri sadece on dokuz kişiden ibaretmiş. Bunların cehennemin bekçileri olduğunu söyleyerek sizi korkutuyor. Siz ise insanların en güçlülerisiniz. Sizden her yüz kişi bunlardan birini yakalamaktan aciz mi ki cehennemden çıkamasınlar?”
Bunun üzerine Ebü’l-Eşeddeyn diye bilinen Esîd b. Külde b. Halef el-Cumahî şöyle dedi: “On yedisini ben hallederim. On tanesini sırtımda, yedi tanesini göğsümde taşırım. Siz de ikisini bana bırakın.” Kendisi çok güçlü biri olarak tanındığından bu sebeple ona “Ebü’l-Eşeddeyn” lakabı verilmişti. Künyesi ise Ebü’l-A‘ver idi.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Sekar’ın üzerinde bekçilerden on dokuz kişi vardır. Bu ayet Resûlullah’a indirildiğinde Ebû Cehil’in şöyle dediği zikredilmiştir: Muhammed b. Sa‘d bana rivayet etti, dedi ki: Babam bana rivayet etti, dedi ki: Amcam bana rivayet etti, dedi ki: Babam bana babasından, o da İbn Abbas’tan rivayet etti. İbn Abbas, “Onun üzerinde on dokuz vardır.” buyruğundan “İman edenlerin de imanlarını artırsın.” buyruğuna kadar olan kısım hakkında şöyle dedi: Ebû Cehil bunu işitince Kureyş’e şöyle dedi: “Analarınız sizi kaybetsin! İbn Ebî Kebşe’nin size ateş bekçilerinin on dokuz kişi olduğunu haber verdiğini işitiyorum. Siz ise kalabalıksınız. Her on kişinizin cehennem bekçilerinden bir adamı yakalayıp alt etmesi size ağır mı gelir?” Bunun üzerine Resûlullah’a, Ebû Cehil’e gidip Mekke’nin Bathâ’sında onun elinden tutması ve ona: “Yazık sana, yine yazık! Sonra yazık sana, yine yazık!” demesi vahyedildi. Resûlullah bunu ona yaptığı zaman Ebû Cehil şöyle dedi: “Vallahi sen ve Rabbin hiçbir şey yapamazsınız.” Allah onu Bedir günü rezil etti. Bişr bize rivayet etti, dedi ki: Yezîd bize rivayet etti, dedi ki: Saîd bize Katâde’den rivayet etti. Katâde, “Onun üzerinde on dokuz vardır.” buyruğu hakkında şöyle dedi: Bize zikredildiğine göre bu ayet indirildiğinde Ebû Cehil şöyle dedi: “Ey Kureyş topluluğu! Her on kişiniz ateş bekçilerinden birine galip gelmeye güç yetiremez mi? Siz kalabalıksınız. Arkadaşınız size onun üzerinde on dokuz kişi olduğunu haber veriyor.” İbn Abdüla‘lâ bize rivayet etti, dedi ki: İbn Sevr bize Ma‘mer’den, o da Katâde’den rivayet etti. Katâde şöyle dedi: Ebû Cehil şöyle dedi: “Muhammed size ateş bekçilerinin on dokuz kişi olduğunu haber veriyor. Siz kalabalıksınız; her on kişi birine karşı toplansın.” Yûnus bana rivayet etti, dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, “Onun üzerinde on dokuz vardır.” hakkında şöyle dedi: “Bekçileri on dokuzdur.”
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…