Şehvetin şiddetlendiği anda fışkırarak çıkan kalın suya meni denir. Kadından çıkan meni ise ince ve sarıdır. Ümmü Süleym’den nakledildiğine göre, kendisi: “Kadın ihtilam olduğu vakit gusül alacak mı?” diye sorduğunda, Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem): “Evet! Kadın suyu gördüğü vakit (yıkanacak)” cevabını vermiştir. Buhari ve Müslim ittifak etmişlerdir. Müslim’in lafzı şöyledir: “Erkeğin suyu katıdır, beyazdır; kadının suyu ise incedir, sarıdır…” buyurmuştur. Meninin şehvetli bir şekilde çıkmış olması —uyanıkken olsun uykuda olsun— hem erkek hem de kadın için gusül alma gerekçesidir. İbn Kudâme: “Bu hususta ihtilaf edeni bilmiyoruz” demiştir.
Meni eğer şehvet olarak değil de hastalık ya da bel soğukluğu sebebiyle çıkmış ise bundan dolayı gusül gerekmez. Bu, Ebu Hanife ve İmam Malik’in görüşüdür. Nitekim Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) gusül almayı gerektirecek olan meniyi katı ve beyaz renkte nitelemiştir. Hz. Ali’ye de: “Su, şiddetle (fadıh) çıkacak olursa gusül al” buyurmuştur. Burada geçen fadıh ifadesi, şiddetli çıkma yönünü ifade etmektedir.
İmam Şafii ise bu durumda da gusül gerekir, demiştir. Zira hadiste geçen “Suyu gördüğün zaman…” kavli ve “Su, sudan dolayı gerekir” buyruğu bunu ifade etmektedir. “Suyu gördüğün zaman…” buyruğundan kastedilenin, ihtilam olduğunda —yani ihtilam olduğu anda şehvetle bu suyu gördüğün zaman— anlamında olduğu şeklinde cevap verilmiştir. Bunun yanında diğer hadisin de mensuh olduğu, hükmünün kaldırıldığı belirtilmiştir. Ayrıca meninin bu tanıma uymayan bir vasıfla nitelenmesinin caiz olduğu ifade edilmiştir.
Şehvet sırasında meninin aktığını hisseder ama meni çıkmazsa, İmam Ahmed’den nakledilen iki rivayetten birine göre ve fakihlerin çoğunluğunun görüşüne göre gusül alması gerekmez. Çünkü Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), gusül almayı suyun görülmesine ve şiddetle çıkmasına bağlamıştır. Bunların dışındaki ile hüküm sabit olmaz.
İmam Ahmed’den gelen meşhur görüşe göre ise bu durumda gusül alması vaciptir. Çünkü cünüplük demek, suyun (meninin) yerinden uzaklaşmasıdır ve bu da meydana gelmiştir. Öyleyse cünüplük oluşmuş olacağından gusül de vacip olur.
İbn Kudâme şöyle demiştir: İmam Ahmed’in buradaki sözünden; söz konusu olan su (meni) eğer intikal etmiş olursa, bu durumda dışarı çıkması gerekmektedir. Zira gecikecek (ve hemen çıkmayacak) olursa, o zaman çıktığı vakit gusül alması da o gecikmeye göre gerçekleşecektir.
Ama ihtilam olur ya da cima sebebiyle meni akacak olursa, ardından gusül alır ve sonra tekrar ondan meni çıkacak olursa, İmam Ahmed’den gelen meşhur görüşe göre gusül alması gerekmez. İmam Malik, Leys, Sevrî ve İshak da bunu söylemişlerdir. Çünkü cünüplük bir defa meydana geldiği için iki kere gusül almak gerekmemektedir.
İkinci görüşe göre: İdrar yaptıktan sonra meni çıkacak olursa bunda da gusül alması gerekmez. İdrardan önce meninin çıkması durumunda ise gusül alır. Bu, Evzâî ve Ebu Hanife’nin görüşüdür. Çünkü meninin geri kalanı şiddetle ve şehvetle çıkmış olduğundan, tıpkı ilki gibi gusül alması vacip olur. İdrar yaptıktan sonra ise şiddetle ve şehvetle çıkmamaktadır.
Üçüncü görüşe göre ise: Her halükarda gusül alması gerekir. Bu da Şafiî mezhebinin görüşüdür. Çünkü itibar edilecek şey, bu meninin diğer hades türlerinde olduğu gibi çıkmış olduğudur.
Bir kimse meni çıkmadığı hâlde ihtilam olduğunu görecek olursa gusül almaz. Bunun yanında ihtilam olduğunu hatırlamadığı hâlde dikkatle kendisinde meni (izi) görecek olursa, gusül alması gerekir. Bu iki durumda da ihtilaf yoktur.