"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İki Sünnet Yerinin Birleşmesi (Cinsel İlişki)

Bu meselede “sünnet yeri”nden kasıt, erkeğin zekerinin ucunun kadının fercine girip kaybolmasıdır. Guslü gerektiren esas durum da budur. Eğer sadece değme olursa, yani erkeğin sünnet yeri kadının sünnet yerine girmeksizin temas ederse, ittifakla gusül almak vacip değildir.

Fıkıh âlimleri, iki sünnet yerinin birleşmesi durumunda guslün vacip olduğu noktasında görüş birliği içindedir. Ancak bu konuda Davud’dan nakledilen görüş istisna oluşturur; zira o, guslün vacip olmayacağını ifade etmiştir. Dayandığı gerekçe ise Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şu hadisi olmuştur: “Su, sudan dolayı gerekir.” Bu ise İslam’ın ilk günlerinde verilen bir ruhsat olarak değerlendirilmiştir. Nitekim sonrasında Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), gusül almayı emretmiş ve önceki ruhsattan men etmiştir.

Sehl b. Sa’d’dan rivayet edildiğine göre, kendisi der ki: “Babam İbn Kâb’ın bana anlattığına göre, ‘Su, sudan dolayı gerekir.’ hükmü Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından İslam’ın ilk günlerinde bir ruhsat olarak verilmişti. Ancak daha sonra gusül almayı emretti ve önceki hükmü kaldırdı.”

Ebu Hureyre’den gelen rivayette Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Erkek, kadının dört uzvu arasına oturur ve kadınla ilişki kurarsa gusül alması vacip olur.” Buhari ve Müslim ittifak etmişlerdir. Müslim’in ilavesi: “…inzal olmasa bile.” şeklindedir.

Yine Müslim’in Hz. Aişe’den yaptığı bir başka rivayette, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Erkek, kadının dört uzvu arasına oturur ve sünnet yeri kadının sünnet yerine değecek (girecek) olursa gusül almak vacip olur.”

Cinsel ilişkiye giren ya da kendisiyle cinsel ilişki kurulan kimseler küçük yaşta olsalar dahi, nassın genel anlamı sebebiyle her ikisine de gusül almak vacip olur. Kadı İyaz, İmam Ahmed’in bu konudaki görüşünü müstehap olarak yorumlamıştır. Bu, aynı zamanda Rey ehli ve Sevrî’nin de tercih ettiği bir görüştür. Çünkü küçük bir çocuk günah işlemez ve mükellef de sayılmaz. Bu nedenle ona namaz farz olmadığı gibi, abdest ve gusül de farz değildir.

Fakat İmam Ahmed’in bu görüşünü müstehaplığa yorumlamak doğru değildir. Zira o, açık bir şekilde “vacip” ifadesini kullanmıştır. Ayrıca Rey ashabının bu görüşünü kınamış, Hz. Aişe’nin uygulamasını ve onun küçük ve büyükleri kapsayan hadis rivayetini delil getirmiştir. Hal böyleyken onun açık sözünden çıkmak doğru olmaz.

Küçüklerde guslün vacip olması, terk edildiğinde günaha girileceği anlamına gelmez. Bu, daha çok yetişkinlerde olduğu gibi guslün namaz, tavaf gibi ibadetlerin sahih olması açısından bir şart olduğuna; ayrıca Kur’an-ı Kerim okumak ve mescitte kalmanın mübah olması için gerekli olduğuna delalet eder.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/meninin-cikmasi/,https://kutsalayet.de/kafirin-musluman-olmasi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız