"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kehf 97

Artık ne onu aşabildiler ne de delebildiler.

Diyanet Vakfı
Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.

Kurtubi Tefsiri
Artık onu ne aşabildiler, ne de onu delmeye güç bulabildiler.

“Artık onu ne aşabildiler” Ye’cûc ile Me’cûc üzerine çıkamadılar, ona tırmanamadılar. Çünkü bu sed dağın seviyesine gelmiş dümdüz kaygan bir zemindi. Dağ da aşılamayacak kadar yüksekti. Seddin yüksekliği ikiyüzelli zira’ idi. Rivâyete göre iki dağ arası uzunluğu ikiyuz fersah, eni de elli fersah idi. Bunu da Vehb b. Münebbih söylemiştir.

“Ne de onu delmeye güç bulabildiler.” Buna sebeb ise hem eninin fazla oluşu, hem de çok sağlam bir yapı oluşudur. Sahih hadiste Ebû Hüreyre yoluyla gelen rivâyette Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)ın şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Bugün Ye’cûc ile Me’cûc seddinden bu kadar bir gedik açıldı” dedi ve Vehb b. Münebbih parmaklarını doksan gibi birbirine getirdi. Bir rivâyette de: Baş parmak ile şehadet parmağını halka yaptı, diyerek hadisin geri kalan kısmını zikretmektedir. Buhârî, Enbiyâ 7; Müslim, Fiten 3; Müsned, II, 341, 530 (Ebû Hüreyre’den); Buhârî, Fiten 4, 28, Talâk 24; Müslim, Fiten 1, 2; Tirmisl, Fiten 23; İbn Mâce, Fiten 9; Müsned, VI, 428, 429 (Zeyneb hint Cahş’tan).

Yahya b. Sellâm, Sa’d b. Ebi Arûbe’den, o Katâde’den, o Ebû Rafî’den, o Ebû Hüreyre’den şöyle dediğini nakletmektedir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Ye’cuc ile Me’cuc her gün seddi del(meye çalışırlar. Nihayet tam güneş ışığını gördüklerinde başlarındaki: Geri dönün, onu yarın deleceksiniz, der. Ama yüce Allah önceki gibi en sağlam şekline iade eder. Nihayet onların süreleri dolunca yüce Allah da insanların üzerine onları göndermeyi murad edeceği vakit kazımaya koyulurlar ve güneşin ışığını görecek noktaya yaklaştıklarında başlarında bulunan kişi: Haydi geri dönün, inşaallah onu kazıyacaksınız (deleceksiniz) der. Tekrar oraya geleceklerinde onu bıraktıkları şekilde bulacaklar, şeddi delecekler ve insanların üzerine çıkacaklar.” İbn Mâce. Fiten 33. Hadîs az Önce geçmiş bulunmaktadır.

“Ne de… güç bulabildiler” âyetini Cumhûr “tı” harfini şeddesiz olarak okumuştur. Bunun; anlamında bir söyleyiş olduğu da söylenmiştir. Şöyle de denilmiştir: Hatta aynen budur. Çünkü Araplarca bu fiil çokça kullanıldığından dolayı kimileri “te” harfini tamamen hazfederek; …diye kullanmışlardır. Bazıları da “te harfini hazfederek; …diye kullanmışlardır. Bu da ….anlamındadır ve bu meşhur bir söyleyiştir.

Yalnız Hamza “tı” harfini şeddeli okumuştur ki o da bu okuyuşuyla fiilin; şeklinde olduğuna işaret etmek istemiş gibidir. Sonra da “te” harfini “tı harfine idğam edip, “tı” harfini şeddeli okumuştur. Bu da izah bakımından zayıf bir kıraattir. Ebû Ali ise câiz değildir, demiştir.

el-A’meş de “Artık onu ne aşabildiler, ne de onu delmeye güç bulabildiler” âyetinde her iki yerde de “te” harfi ile okumuştur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kehf-96/,https://kutsalayet.de/kehf-98/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız