"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 972

Ali b. İbrahim, Muhammed b. Îsâ’dan, o Yûnus b. Abdurrahman’dan rivayet etti. Dedi ki: Bize Hammâd, Abdüla‘lâ’dan rivayet etti. Dedi ki: Ebû Abdullah’a halkın şu sözü hakkında sordum: “Allah Resulü, ‘Kim imamı olmadan ölürse cahiliye ölümüyle ölmüş olur’ dedi.” Bunun üzerine dedi ki: “Allah’a yemin olsun, bu haktır.”

Dedim ki: “Bir imam vefat eder de Horasan’da bulunan bir adam onun vasîsinin kim olduğunu bilmezse, bu ona yeterli olur mu?” Dedi ki: “Yetmez. İmam vefat ettiğinde, vasîsinin hücceti onunla aynı şehirde bulunan kimselere düşer. Onun yanında bulunmayanlara gelince, haber kendilerine ulaştığında yola çıkmaları gerekir. Çünkü Allah şöyle buyurur: ‘Onlardan her topluluktan bir grup, dinde derin bilgi sahibi olmak ve kavimleri kendilerine döndüklerinde onları uyarmak için çıkmalı değil miydi? Umulur ki sakınırlar.’ (Tevbe 122)”

Dedim ki: “Bir topluluk yola çıksa, fakat onlardan bazıları varıp öğrenmeden önce ölse?” Dedi ki: “Allah şöyle buyurur: ‘Kim evinden Allah’a ve Resulüne hicret ederek çıkar da sonra ölüm ona yetişirse, onun ecri Allah’a düşmüştür.’ (Nisâ 100)”

Dedim ki: “Onlardan bazıları şehre varır da seni kapın üzerine kapatılmış, perden üzerine indirilmiş hâlde bulursa; sen onları kendine çağırmazsan ve onlara seni gösterecek kimse de olmazsa, bunu ne ile bilirler?” Dedi ki: “İndirilmiş Allah Kitabı ile.”

Dedim ki: “Allah nasıl söylüyor?” Dedi ki: “Görüyorum ki sen daha önce bugün bu konu hakkında konuşmuşsun.” Dedim ki: “Evet.” Dedi ki: “Allah’ın Ali hakkında indirdiğini, Allah Resulünün Hasan ve Hüseyin hakkında ona söylediğini, Allah’ın Ali’ye özel kıldığı şeyleri, Allah Resulünün onun hakkında söylediği vasiyetini, onu tayin edişini, onların başına gelecekleri, Hasan ve Hüseyin’in bunu ikrar edişini, Ali’nin Hasan’a vasiyetini ve Hüseyin’in ona teslim oluşunu hatırla. Allah’ın şu sözüyle: ‘Peygamber, müminlere kendi nefislerinden daha evladır; onun eşleri onların anneleridir. Rahim sahipleri de Allah’ın kitabında birbirlerine daha evladır.’ (Ahzâb 6)”

Dedim ki: “İnsanlar Ebû Cafer hakkında konuştular ve şöyle diyorlar: Bu iş, babasının çocuklarından onun gibi yakınlığı olan ve ondan daha yaşlı bulunan kimseleri nasıl aştı da ondan daha küçük olana kaldı?” Dedi ki: “Bu işin sahibi üç özellikle tanınır; bunlar başkasında bulunmaz: O, kendisinden önceki kimseye insanların en yakınıdır; onun vasîsidir; Allah Resulünün silahı ve vasiyeti onun yanındadır. Bu da benim yanımdadır; bunda benimle çekişilmez.”

Dedim ki: “Bu, sultandan korkulduğu için gizlidir.” Dedi ki: “Gizlilik içinde olmaz ki onun açık bir hücceti bulunmasın. Babam oradakini bana emanet etti. Ölüm vakti gelince şöyle dedi: ‘Bana şahitler çağır.’ Ben de Kureyş’ten dört kişiyi çağırdım; aralarında Abdullah b. Ömer’in azatlısı Nâfi‘ de vardı. Dedi ki: ‘Yaz: Bu, Yakub’un oğullarına vasiyet ettiği şeydir: “Ey oğullarım, Allah sizin için dini seçti; öyleyse ancak Müslümanlar olarak ölün.” (Bakara 132) Muhammed b. Ali de oğlu Cafer b. Muhammed’e vasiyet etti; ona, kendisini cuma namazlarında giydiği hırkasıyla kefenlemesini, sarığıyla sarmasını, kabrini dört köşe yapmasını ve dört parmak yükseltmesini, sonra onu serbest bırakmasını emretti.’ Sonra dedi ki: ‘Onu dürün.’ Ardından şahitlere dedi ki: ‘Allah size rahmet etsin, ayrılın.’ Onlar ayrıldıktan sonra dedim ki: ‘Babacığım, bunda şahit tutulacak ne vardı?’ Dedi ki: ‘Yenilgiye uğratılmandan ve “Ona vasiyet edilmedi” denilmesinden hoşlanmadım. Senin için bir hüccet olsun istedim.’ İşte bir adam şehre geldiğinde ‘Falanın vasîsi kimdir?’ diye sorar, ‘Falancadır’ denir. Dedim ki: ‘Eğer vasiyette ortak ederse?’ Dedi ki: ‘Ona sorarsınız; o size açıklayacaktır.’”

https://kutsalayet.de/kafi-971/,https://kutsalayet.de/kafi-973/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız