Ali b. Muhammed ve Muhammed b. Hasan, Sehl b. Ziyâd’dan; Ebû Ali el-Eş‘arî de Muhammed b. Hassân’dan; hepsi Muhammed b. Ali’den, o Nasr b. Müzâhim’den, o Amr b. Saîd’den, o Cerrâh b. Abdullah’tan, o Râfi‘ b. Seleme’den rivayet etti. O şöyle dedi:
Nehrevan günü Ali b. Ebî Tâlib ile birlikteydim. Ali oturuyorken bir süvari geldi ve “Selam sana ey Ali” dedi. Ali ona, “Sana da selam. Annen yasını tutsun! Neden bana Müminlerin Emiri diye selam vermedin?” dedi. Adam şöyle dedi: “Evet, sana bunu haber vereyim. Sıffin’de hak üzere olduğun sırada seninleyim. Fakat iki hakemi hakem kıldığın zaman senden uzaklaştım ve seni müşrik diye adlandırdım. Artık velayetimi nereye çevireceğimi bilmez oldum. Allah’a yemin olsun, senin hidayetini sapıklığından ayırt etmem, bana dünya ve içindekilerden daha sevimlidir.”
Ali ona, “Annen yasını tutsun! Bana yakın dur; sana hidayet alametlerini sapıklık alametlerinden göstereyim” dedi. Adam ona yakın durdu. O böyleyken bir süvari koşturarak geldi ve Ali’ye, “Ey Müminlerin Emiri, zaferle sevin; Allah gözünü aydın etsin. Allah’a yemin olsun, topluluğun hepsi öldürüldü” dedi. Ali ona, “Nehrin bu tarafında mı, yoksa arkasında mı?” dedi. O, “Bu tarafında” dedi. Ali, “Yalan söyledin. Taneyi yaran ve canlıyı yaratan Allah’a yemin olsun, onlar öldürülünceye kadar asla karşıya geçmezler” dedi. Şüphe içindeki adam dedi ki: “Ona karşı basiretim arttı.”
Sonra başka biri kendi atıyla koşarak geldi ve ona aynı şeyi söyledi. Müminlerin Emiri ona da birincisine verdiği cevabın aynısını verdi. Şüphe içindeki adam dedi ki: “Ali’ye saldırıp başını kılıçla yarmaya niyetlendim.” Sonra iki süvari, atlarını terletmiş hâlde koşturarak geldiler ve “Allah gözünü aydın etsin ey Müminlerin Emiri, zaferle sevin. Allah’a yemin olsun, topluluğun hepsi öldürüldü” dediler. Ali, “Nehrin arkasında mı, yoksa bu tarafında mı?” dedi. Onlar, “Hayır, arkasında. Onlar atlarını Nehrevan’a sürdüklerinde su atlarının göğüslerine vurdu; geri döndüler ve öldürüldüler” dediler. Müminlerin Emiri, “Doğru söylediniz” dedi. Bunun üzerine adam atından indi, Müminlerin Emirinin elini ve ayağını tutup öptü. Ali, “Bu senin için bir alamettir” dedi.