"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 680

Muhammed b. Yahyâ, Muhammed b. Hasan’dan, o Muhammed b. Abdülhamîd’den, o Mansûr b. Yûnus’tan, o İbn Üzeyne’den, o Muhammed b. Müslim’den rivayet etti. Muhammed b. Müslim şöyle dedi: Ebû Cafer’in şöyle buyurduğunu işittim: “Cebrâil, cennetten iki narla Muhammed’e indi. Ali onunla karşılaştı ve ‘Elinde bulunan bu iki nar nedir?’ diye sordu. Resulullah, ‘Bu peygamberliktir; onda senin hiçbir payın yoktur. Bu diğeri ise ilimdir’ buyurdu. Sonra Resulullah onu ikiye böldü, yarısını Ali’ye verdi, yarısını da kendisi aldı ve ardından, ‘Sen onda benim ortağımsın, ben de onda senin ortağınım’ buyurdu.” Sonra şöyle buyurdu: “Allah’a yemin olsun ki Resulullah, aziz ve celil olan Allah’ın kendisine öğrettiği hiçbir harfi bilmedi ki onu Ali’ye de öğretmiş olmasın. Sonra ilim bize ulaştı.” Ardından elini göğsüne koydu.

Ebû Basîr’in şöyle dediğini işittim: Ebû Abdullah’a, “Ali’nin ashabının başlarına gelen şeyler, onların ölecekleri yerleri ve başlarına gelecek belaları bilmelerine rağmen nereden geldi?” diye sordum. Bana, biraz öfkelenmiş gibi cevap vererek, “Bu kimden olacaktı ki, onlardan başka?” dedi. Ben, “Sana feda olayım, seni bunu söylemekten alıkoyan nedir?” dedim. O da, “Bu kapı kapatılmıştır; ancak Hüseyin b. Ali ondan çok az bir şey açmıştır” buyurdu. Sonra, “Ey Ebû Muhammed! Onların ağızlarında bağlar vardı” dedi.

https://kutsalayet.de/kafi-679/,https://kutsalayet.de/kafi-681/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız